"Yeni Parti" açmak

Başlıkta neden "kurmak" yerine "açmak" fiilini tercih ettiğimi tahmin etmiş olmalısınız, konuyu açacağım.

21. Yüzyıl ve "postmodern çağ"ın, sıkça altını çizdiğim beş niteliğini hatırlayalım;

Bir: Duyguları, aklın önünde tutmak,

İki: "Gösteri"yi, gerçeğin yerine koymak,

Üç: Farklılıkları öne çıkarıp benzerlikleri gözden uzak tutmak,

Dört: Parçalanma ve bölünmeyi teşvik ederek, birleşme ve bütünleşmeye engel olmak,

Beş: "Yankı odaları"nı (kendine benzer sesleri) genel geçer saymak.

CHP'den ayrılarak kurulan "Yeni Parti"yi, kişilerden bağımsız olarak bu niteliklerden değerlendirince, olanın politik bir çıkış mı, postmodern bir tasarım mı olduğu netleşir. Türkiye'de, ana gövdeden ayrılarak kurulan siyasi parti sayısı hayli fazladır. Bu partilere hangi başarı kriterinden bakılacağı ise tartışmalı. Kriter çok; İlk seçimlerde barajı aşmak, grup kuracak sayıda milletvekili çıkarmak, siyasi partilerin temel hedefi olan iktidara gelmeyi başarmak.

İktidar olmayı iki parti başardı: DP ve DSP. İlkinin CHP'den ciddi görüş ayrılıkları vardı, ikincisinin ise Ecevit gibi güçlü bir lideri. (AK Parti'nin durumu farklı.)

"Yeni Parti", eski otobüs firmaları gibi, "öz hakiki CHP" olarak aynı çizgiyi mi izleyecek yoksa Özel güçlü bir lider mi olacak

Sabah Atatürk resmi önünde istifa imzalayıp öğleyin cuma namazı çıkışına halkı çağırmanın ANAP'ın "4 eğilim"ini anımsatması bir yana, "dini siyasete alet ettikleri" gerekçesiyle iktidarı eleştirmekten vazgeçilmiş belli ki.

Öyleyse "Yeni Parti"nin sorun alanlarını ve avantajını yazalım;

Bir, yenilik iddiası taşıyan parti kurucularının hepsi, Kılıçdaroğlu'nun 13 yenilgisindeki yakın ekibinden oluşuyor. Parti programına konan vaatlerin, "butlan kararı"na kadar CHP'de neden gerçekleştirilmediği sorusu ortada. Adı dışında ne "yeni bir yüz", ne de "yeni bir söz" var.

İki, partinin adının ve logosunun çok bildik bir alkollü içeceği anımsatması önemli handikap. Özel'gillerin, Kamer Genç'in mezarı başında rakı bardaklı görüntüleriyle birleşince iktidarın eline büyük bir koz geçmiş oldu. Toplantı için seçkinci bir kulübü seçmeleri diğer handikaptı.

Üç, İmamoğlu'nun gölge liderliğiyle, Özel'in performatif liderliği arasındaki ilişkiyi yönetmek zor olacak.

Dört, CHP'den istifa edenlerin yüzlerindeki hüzün, yeni oluşumun heyecanından çok, mecburi ayrılığın isteksizliğini gösteriyor. Beklenti karşılanmazsa ters tepmesi büyük olasılık.

Beş, süreç okumasının sosyal medya ve kamuoyu araştırmalarına bakarak yapılması da sorunlu. Yüksek orandaki kararsızlara ve Erdoğan sonrasına adres olmayı hesaplarken, mevcut durumun CHP tabanında iki tarafa da mesafe oluşturduğunu hesaplayan olmadı.

Ve altı, kaotik bir dünyada "yeni" kavramı, algıda sanıldığı gibi çözüme değil, riske işaret eder.