Yeni bir kavram önerim var: 'Teknolojizm'

Ferdi Özbeğen "Bu dünyanın en mutlu çifti biz olmalıyız / İkimize yepyeni bir dünya kurmalıyız" şarkısını söylerken pistteki sevgililer, birbirlerine sokulup dans ediyordu. Ortam romantizm kokuyordu. İki kişilik mutlu dünyayı kurmaya bir göz oda, ocakta kaynayan tencere, birbirlerini ısıtacak ateşli bir yatak yetiyordu.

Geçen zamanda. Ev büyüdü. Kredi kartına taksitli eşyalarla doldu. Ocaktaki tencere gitti, yemek siparişi uygulamaları geldi. Yatak soğudu.

Aynı şarkı bu kez, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'in ağzından döküldü: "Dünya ikimize yeter." Karşısında ise antipatik kişi listesinin başındaki Trump vardı ve konunun sevgiyle ilgisi yoktu. Ortam sert, ilişkiler soğuktu.

Geçen yıl, Ankara Üniversitesi'nde düzenlediğimiz sempozyuma "Isınan Dünyada, Soğuyan İlişkiler" başlığını koyarken kastımız tam da buydu: Artan küresel gerilimlerin yanında gittikçe yalnızlaşan, teknolojinin soğukluğunda unutulan insan ve ilişkileri.

İki süper güç bir araya geldiğinde ne Gazze'de ne de İran'da katledilen çocuklar konuşuldu. Açlıktan ölenler unutuldu. Xi'nin, "Savaşmak zorunda değiliz, birlikte yapabiliriz" demesinin de dünya barışıyla zerre ilgisi yoktu. Çin'in sosyalizmle kapitalizmi bir araya getirme çabası, birlikte "götürme"yle nihayete ermişti.

ABD'yi yenmeye çalışırken, kendi ideolojisini yenilgiye uğratmış bir Çin'le karşı karşıyayız. Bell'in 1960'ta, büyük anlatıların sona erdiğini söylediği "ideolojinin sonu" tezinin doğrulandığını düşünenler var. Bana göre bugün, tüm ideolojileri itip yerine konan tek bir makro ideoloji var: "Tekno-ideoloji". Bu saptama, yeni bir kavramlaştırmayı zorunlu kılıyor: "Teknolojizm/ technologyism".

Tarihe notumu düşeyim.

Ve. Heideger'in, "Teknoloji, canlı/ cansız bütün varlıkları kendi araçları haline getirir" ve Marcuse'nin "İnsan, ihtiyaçları için ürettiği nesnelerin egemenliğine girmiştir" saptamalarını kanıtlar biçimde, özgürleşmek için yola çıkan insan, tekno-köle oldu.

İletişim notları

Bir, Özgür Özel'in iletişim sorununu defalarca yazdım. Bir kişinin iletişim şekli kriz taşıyorsa o kişiye uygun çözüm yolları mutlaka vardır. Belli ki Özel, duygularına hâkim olamıyor, anında ya söylüyor ya da yazıyor.

Yine cep mesajları ortaya döküldü, yine mesajların bağlamdan koparıldığı savunmasını yaptı. Üzücü. Çözüm basit. Cep telefonu kullanmaktan kaçınmalı, özellikle de akşamları.

İki, dijital dünyadaki karartma ve bariyer, tehlikeli boyuta gelmiş görünüyor. Tekno-milyarderlerin işine gelmeyen haberlere ulaşmak neredeyse olanaksızlaştı. Geleneksel medyayı yaşatmak öncelik olmalı. İlgililerin dikkatine.

Üç, bazı futbolcular vardır, takımla bütünleşir, taraftar benimser. Tarzıyla, sempatisiyle yeni taraftar kazanılmasına neden olur. Takımın marka değerini yükseltir. İcardi o futbolculardan. Dolayısıyla onun sözleşmesine herhangi bir futbolcu sözleşmesi gibi yaklaşılamaz. Masaya marka değeri ve kalp değeri konur.