Brezilya'da Lula'ya kazanma şansı tanıyan yoktu. İsrail'de muhalefetin kazanacağından emindiler. Sırbistan'da öğrenci listesinin kazanması olacak şey değildi. Biz de seçim tahmininde yanılma zenginiyiz.
Kamuoyu araştırmalarının yeni toplumu okuyamadığı açık. Eskiden, bu durum bilimsel kriterlere uyulmamasıyla ilgiliydi. Şimdi, gerekçe daha önemli, insanların rakamlarla okunması artık mümkün değil.
Sayısız kez altını çizdiğim şu iki bilgi, akıllarda durmalı;
Bir, artık kategoriler eridi. Kümeleme bitti, kümes yıkıldı.
İki, dünya bin kere değişse de yüz yüze iletişimin etkisi değişmez.
Bu bilgiler, siyasal iletişimin yapısını kökten değiştirdi. Brezilya'da Lula'nın kısa sürede yenilgiden zafere ulaşması öyle sağlandı. A. Janones'in WhatsApp ağı taktiği (gelen mesajı, çevredekilerle paylaşma ağı), 2,2 milyon geride biten ilk turun, ikinci turda 4,4 milyon farkla kazanılmasında önemli etken oldu. Bu taktiği size şöyle tanımlayabilirim: "Kılcal damardaki kişiselleştirilmiş veri." Bu yöntem, algoritma dayatmasını aşabilmeyi sağlar. Sırbistan'daki seçim sonuçlarını da açıklar. Orada da kategoriler (ideolojik olanlar dahil) reddedildi.
Öyleyse kamuoyu araştırmaları neden yapılıyor İlk nedeni ezber bilgi, ikincisi büyük bir sektör, üçüncüsü de insanın karanlıkta yürümekten hoşlanmaması, önünü görme isteği. Nereye bakacağınızı bilirseniz toplum, kolay okunabilir bir metindir. Hayatta her şey okunaklı bir metindir. Yeter ki yüzyıllık ezber değil, doğru bilgi kullanılsın. Örneğin, İstanbul Baro seçimleri bir kamuoyu araştırmasından daha değerli verileri ortaya koyuyor.
Yeni topluma, yeni bir iletişim haritası gerekiyor. Bu harita, yeni insana dair şu kişisel verileri içermeli;
Kendilerinin ve ailelerinin geleceğinden korkuyorlar.
Duyarlılar, ağaca, hayvana, özetle doğaya karşı yapılanı affetmiyorlar.
Otorite sevmiyorlar, disipline karşı değiller.
Yapay, kurgu olanı ayırt ediyorlar, doğal olanı defolu da olsa tercih ediyorlar.
Dalga geçmeyi, espriyi bir iletişim yöntemi olarak kullanıyorlar.
Liyakat ve ilkeye önem veriyorlar.
Uzun nutuklardan sıkılıyorlar.
Sosyal medyanın risklerinin farkındalar, alternatif iletişim yollarına açıklar.
Kalıplarla tanımlanamıyorlar, tanımlara da sığmıyorlar.
Saldırgan dilden hoşlanmıyorlar, o dil karşısında daha katı tutum benimsiyorlar.
Şimdi soru: Kamuoyu araştırmaları kılcal damarlara girebilir mi
Fantastik siyaset
Zaman, fantastik olanın gerçek olabildiği zaman. Örnek, Sırbistan seçimleri. Ezber bozucu olmayanın kazanması zor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Ümit Kocasakal'a yardımcılık teklif ettiğini düşünün. Karşılıklı garantiler verildiğinde, mümkün.
Ki bu siyasi fantezinin diğer yanı, Mansur Yavaş'ın ya cumhurbaşkanı yardımcılığı ya da yeniden Ankara büyükşehir belediye başkanlığı gibi görünüyor.

2