Daha önce yazdım, bağlaçlar sadece dil bilgisi konusu değildir. Arasına girdikleri sözcüklerle, cümlenin anlamını değiştirirler. "Ve", "ile", "ya da", "ama" ile anlam bölünür, birleşir, tersine çevrilir, zıtlaşır. "Bağlamak" önemlidir. Zira anlamın üretimi önceye, sonraya, çevreye, ilişkiye, yani bağlama gerek duyar. "Anlam"ı, bağlam belirler.
Tarih, olayları bağlamsal anlatır. Edebiyat, bağlamları kurgular. İdeoloji, bağlam çerçevesi sunar. Akıl, "neden" sorusunu takip ederek bağlamı kurabilirse anlamayı sağlar. Zira, nedensiz hiçbir şey olmaz.
Bu bilgiyi aklınızda tutun.
Dijital ortam, özellikle sosyal medya, bağlamsız ortamlardır. Böylece kolaylık ve hız sağlanır. İnsanı "o an"da tutar. O paylaşım, o duygu. Öncesiz. Sonrasız. Bu gerçeğe alıştık. Üzerine, üretimsiz politika ve kaotik dış dünya eklenince sorun başlıyor.
Bağlamsız ortam düşünmeyi zorlaştırır, savrulma dediğimiz şey böyle ortaya çıkar. CHP'den kopuşu bu çerçevede düşünmeli. Sosyal medyanın "dikkat ekonomisi" dediğimiz akışı ve değişkenliği, düşünmeyi, bağ kurmayı reddeder.
Kurumların kimlikleri insanlara bir bağlam sunar. "Dava" bir bağlamdır. Aşk da bağlamdır, aile de. Bağlamsızlık kopuşları kolaylaştırır.
Kopuşlu süreksizlik ya da sürekli "anda kalmak", dolandırılmayı, kandırılmayı, hayal kırıklıklarını artırır. Sürekli yeni kurtarıcı aratır. Her olumsuzlukta başkasını suçlayıp, kendisiyle yüzleşmekten kaçmak için sosyal medya, aranan kaçış noktasıdır.
"İdeolojiler öldü" tezi özünde, siyasal bağlam kayboldu demektir. Böyle bir ortamda, siyasi partiler üç koşulla yaşayabilirler; İktidar olmak, "dava"sını diri tutmak ve güçlü bir lidere sahip olmak. AK Parti, önümüzdeki günlerde 24'ünü iktidarda geçirdiği 25.yılını kutlayacak olmasını bu nedenlere borçlu.
CHP'de yaşanan derin kriz ise "dava" bağlamından kopmuş, iktidarı umut etmekten yorulmuş bir örgüt ve tabanın sonucudur. CHP'nin harflerini duvardan koparmak, yüz yıllık logosunun oklarını sökmek, bağlamını yitiren zihnin gösterisidir. Atatürk sevgisiyle, O'nun mirası arasındaki bağı kuramamak gerçek anlamıyla kayboluştur.
Bağlamdan kopuk sosyal medyatik siyasetin gördüğü ilgi, karşıtlarının veremediği zararı, bizzat Atatürk'ü sevenlerin gerçekleştirmesi, gerçeğin dehşeti değilse nedir
Üç kişi üç öneri
Bir: Haziran 2023'te, Kılıçdaroğlu'na "Bu size son mektubum" yazısını yazmış biri olarak içimden gelmese de kendisine bir önerim olacak.
Herkesin nefretini kazanmış birinin önünde tek yol vardır; mümkün olan en kısa zamanda, en hak edene koltuğu bırakıp gideceğini, net ve kesin bir dille açıklamak. Bunu yapmadan çözülme durdurulamaz.
İki: Özel'in, Yeni Parti'nin logosuna eleştiriler yoğunlaşınca "Kalıcı değil değişecek" demesi, abdest alma videosunu yayıp sonra da "Biz yapmadık" demesi hatadır. Liderlikte geri adım, politik harakiridir.

13