Trump kazandı, oyun bozuldu ama yeni oyun ne olacak..

Herkes birbirine şunu soruyor:"Nasıl oldu da ABD halkı Trump'a oy verdi"Bu sorunun cevabı her ülkede aşağı yukarı birbirine benzeyen argümanlarla verilse de, bu konuda yapılmış bir çalışmayı son derece başarılı buldum.

Bu sorunun cevabını AB Konseyi Dış İlişkiler Komisyonundan Jeremy Shapiro kaleme aldığı makalede cevaplamaya çalışmış. Avrupalılar için "ABD'yi anlama rehberi" yazarken, bizim için de işleri kolaylaştırmış diyebilirim. Shapiro en başta şunu söylüyor:

"...Trump'ın New York Times'tan ABD Senatosuna kadar 'kurumsal'kuruluşlarda oluşturduğu korku ve nefret, onun bir şeyleri başardığının kanıtı olarak görülüyor. Trump'ın 91 ceza davası, aleyhine açılan sayısız medeni dava ve yeniden seçilmesinin ABD'yi yok edeceği yönündeki kıyamet senaryoları, kör bir nefretin ürünü olarak da değerlendirilebilir. Önemli soru aslında şu:ABD Siyaset Odakları neden Trump'tan nefret ediyor.."

Shapiro'nun makalesi bu soruyla beraber şenlenmeye başlıyor desem yanlış olmaz. Bir anda Washington'daki muhafazakâr Heritage Foundation düşünce kuruluşunun başkanı Kevin Roberts'ın çeşitli kesimlerle yaptığı mülakatlara atıf yapılıyor. Texas'ta bir grup Evangelist radyo yayıncısına "siyasi elit Donald Trump'tan nefret ediyor"demiş Roberts ve şöyle devam etmiş:"Çünkü o onların, onların gündeminin, onların ayrıcalıklarının, onların yükseklik arzularının tehdidi. Ve en önemlisi, onları en çok rahatsız eden şey, onlarıngüçlerinin tehdidi."

Aslında Roberts'ın temsil ettiği her ne kadar New York Times'da"Trumpizm'i kurumsallaştırmak"olarak lanse edilmiş gözükse de, çok radikal, çok daha büyük bir değişim için harekete geçmiş...

Heritage, benzer düşünce kuruluşlarıyla birlikte, yeni bir Cumhuriyetçi yönetimin ülkeyi nasıl yöneteceğine dair 800 sayfayı aşan devasa bir"Liderlik Yolu"belgesini ortaya çıkarmış.

Şimdi buraya dikkat edelim: İlk Trump yönetiminin ana başarısızlığı, Roberts ve birçok diğer Trump destekçisinin görüşüne göre, eski elitlerle bir devrim yapabileceğine inanmakmış. Onlar için, Trump'ın muhafazakâr politikalarını engelleyenler şunlar: Devletin kökleşmiş bürokrasisi, Amerika'nın medya ve kültürel kurumları ve hatta Trump'ın kendi atadığı politikacılar.

Yeni döneminde, önce bu elitleri yok etmezse tekrar aynı kaderi yaşayacak diye düşünüyorlar. Bu nedenle Heritage, Washington'u uzun süre yöneten elitlerin gücünü kıracak olan, on binlerce potansiyel devlet atamasının veri tabanını da toplamış.Yani sizin anlayacağınız, bürokratik oligarşiyi yok etmek için neredeyse kilit pozisyondaki tüm bürokratları kendilerinin bulduğu yeni isimlerle değiştirecekler. Aslında mevcut devlet aklını yok edip yerine yeni bir devlet aklı koyacaklar. Pek şaşırtıcı gelmedi bana, yeni muhafazakâr anlayış işleyen kurumları bile yok edip yerine yenisini bulmaya meraklı olduğu için, "Şimdi sıra Trump'ta" diyebiliriz.

"Başkan Trump elitlerin elinden gücü geri alacak"diyor Roberts ve yeni muhafazakârlığın boyunun nerelere gittiğini gösteriyor. Anlaşılan, Trump ile ABD derin devleti arasında savaş başlamış bile. Bu sebeple daha önceki yazılarımda sürekli "20 Ocak'a kadar başka suikast girişimi olmaz ise" diye şart koşuyorum.

"Liderlik Yolu"çalışması aynı zamanda derin devleti etkisiz hâle getirmek için bir plan sunuyor. Roberts, "yasa dışı ve anayasaya aykırı bir şekilde reformlara karşı direnen iki milyondan fazla seçilmemiş, hesap vermeyen bürokrat var" demiş raporda. Bu arada Elon Musk'ın doğrudan ABD derin devletini ya da devlet mekanizmasını hedef alan sosyal medya paylaşımı da dikkat çekiciydi. Tüm sinyaller Trump ile"establishment"arasında ciddi bir savaş başlayacağını gösteriyor.

Özetle, makalenin yazarına göre Trump'ın cazibesinin önemli bir kısmı, Amerika'nın hem Cumhuriyetçi hem de Demokrat kuruluşları arasında ürettiği nefretten kaynaklanıyor. Her açılan dava, her"asla Trump"pankartı, elitlerin yaptığı her saldırı, seçmenlerinin Trump'ın doğru bir şey yaptığını düşünme inancını pekiştirdi.

Cumhuriyetçilerin önemli anketçisi Sarah Longwell "politik elitlere duyulan nefret çok yaygın" diyor. Heritage'ın yöneticisi Roberts, Texas'tatoplanan evangelistlere "biz bir başkan seçiyoruz, vaiz değil. Dinimize düşman, dinimizi uygulama özgürlüğümüze düşman ve çocuklarımızı inancımızla büyütme hakkımıza düşman olan insanların, oy pusulasında nasıl oy vermemiz gerektiğini söylemesine izin vermemeliyiz" demiş seçimden önce. Etkili olmuşa benziyor. Bu arada ABD Devletinin memurlarının yoğun olduğu eyaletlerde Kamala Harris'in galip gelmesi bu açıdan oldukça dikkat çekici. Mevcut devletin memur ve görevlileri Trump'ı istemediklerini açıkça belli etmişler.