YKS tercihleri başladı.
Şimdi milyonlarca gencimiz tercih ekranının başında. Kimi puanını hesaplıyor, kimi ailesiyle istişare ediyor, kimi de yıllardır hayalini kurduğu üniversitenin adını tercih listesine yazmanın heyecanını yaşıyor.
Sevgili gençler...
Bu günlerde bana en çok yöneltilen soru hep aynı:
"Hocam, hangi üniversiteyi, hangi fakülteyi tercih edelim"
Ben ise önce başka bir soru soruyorum:
"Nasıl bir insan olmak istiyorsunuz"
Çünkü tercih listesine yalnızca üniversite isimleri yazılmaz. İnsan, çoğu zaman farkında olmadan geleceğini de o satırlara yazar.
Hekimlik mesleğinde geçen uzun yıllarımda da, milletvekilliği görevimde de, üniversite yöneticiliği sorumluluğum sırasında da binlerce gencimizin hayat yolculuğuna tanıklık ettim. Aynı sıralarda oturan, aynı hocalardan ders alan öğrencilerin yıllar sonra birbirinden çok farklı hayatlar kurduğunu gördüm. O farkı oluşturan çoğu zaman üniversitenin adı değil; öğrencinin çalışkanlığı, disiplini, merakı ve hedefleriydi.
Değerli gençler...
Size ilk tavsiyem şudur:
Sadece bir üniversitede okuyor olmak için tercih yapmayın.
Sadece diploma sahibi olmak için de tercih yapmayın.
Kendinizi mutlu göremeyeceğiniz, ilgi duymadığınız, yeteneğinize inanmadığınız bir bölümü yalnızca puanınız yetiyor diye seçmeyin. İnsan sevmediği bir mesleği yıllarca sürdürebilir; fakat zamanla o meslek omuzlarında ağır bir yüke dönüşür.
Üniversite, yalnızca diploma alınan bir kurum değildir.
İnsan yetiştiren bir mekteptir.
Tercih yaparken kampüse bakın.
Ama yalnızca kampüse bakmayın.
Akademik kadroyu araştırın.
Bilimsel üretimini inceleyin.
Uluslararası iş birliklerini öğrenin.
Kütüphanesini görün.
Laboratuvarlarını merak edin.
Öğrencilerine sunduğu araştırma, staj ve gelişim imkanlarını sorgulayın.
Çünkü güçlü üniversiteler sadece bilgi vermez; ufuk kazandırır, karakter inşa eder ve hayata hazırlar.
Genç kardeşlerime bir tavsiyem daha var.
Mutlaka yabancı dil öğrenin.
Hatta imkanınız varsa iki yabancı dil öğrenin.
Biri batıya açılan pencereniz olsun; dünyadaki bilimsel gelişmeleri doğrudan takip edin.
Diğeri doğuya açılan kapınız olsun; medeniyetinizi, kültürünüzü ve tarihî birikiminizi daha derinden tanıyın.
İnsan ne kadar çok dil bilirse, dünyası da o kadar büyür.

8