Milyonlarca takipçili ama yalnız YouTuber çocuklar

Çocuklar artık büyüyünce doktor veya öğretmen olmayı hayal etmiyor; YouTuber olmak istiyor. Renkli videolar, milyonlarca izlenme ve beğeni onları cezbediyor. Eğlenmek, izlenmek ve sevilmek isterken kimi zaman para kazanma hayali de devreye giriyor. Şu an ülkemizde de YouTube'ın çocuk işçisi olan binlerce YouTuber var. Milyonlarca takipçileri, sayısız beğenileri var ama hepsi odalarında yalnız ve mutsuz...

Artık çocuklar "Büyüyünce ne olmak istiyorsun" sorusuna "Youtuber olmak istiyorum" diye cevap veriyor. Peki neden Sosyal medyada saatlerce vakit geçiren çocuklar, kendi yaşıtlarının çektiği videolarda eğlenceli bir dünya görüyor ve "Ben de böyle olabilirim" diye düşünüyor. Bazıları makyaj videoları çekiyor, bazıları oyun oynarken tehlikeli hareketler yapıyor; hepsi hem izlenmek hem de sevilmek istiyor. Hatta bazı çocuklar için YouTube, sadece eğlence değil; büyümenin, kendini ifade etmenin ve belki biraz da para kazanmanın yolu hâline gelmiş. Ama işin içinde sadece çocuklar yok; aileler de bazen bunu bir kazanç kapısı olarak görüyor ve çocuklarını sosyal medyada paylaşmaktan çekinmiyor. Peki bütün bu renkli dünyanın arkasında çocukların psikolojisi nasıl etkileniyor, bu heves nereden geliyor Uzman psikolog Tuğba Yağan'la bu konuyu geniş bir şekilde masaya yatırdık. Yağan, "Çocukların daha bebekken dijital dünyada vakit geçirmelerine izin veriliyor. Onlar için burası olağan dünyaları haline geliyor. Bu renkli ortamda en çok beğenilen, takip edilen olmak istiyorlar. Para da kazanabileceklerini gördüklerinde bunu meslek haline getirmek istiyorlar. Oysa hepsi YouTube'ın çocuk işçileri haline geliyor. Aileler çocuklarına ilgi göstermeli, onlarla sosyalleşmeliler. Takipçi sayısı kadar kendilerini değerli hissedecekleri bir umursamazlığa bırakmamalılar" diyor.
- Çocukların Youtuber olma isteğinin psikolojik arka planında ne var
- Çocuklar sosyal medyada çok fazla vakit geçiriyor ve burada gördükleri kişiler Youtuber'lar, fenomenler. Haliyle bu kişilere özenip onlar gibi olmak istiyorlar. Fenomen olan yaşıtlarının çektiği videolarda eğlenceli bir ortam olarak algıladıkları için, bu çocuklar da kendi videolarını oluşturmak için güdüleniyorlar.
Çocuklar büyümek isterler ve Youtuber'ları taklit ederek büyümüş gibi hissediyorlar. Makyaj videoları çekiyorlar, yetişkinlere benzer bir söylem kullanmaya heves ediyorlar. Birçok çocuğun, takip ettikleri YouTube kanallarının sahiplerinin yaşadıkları hayata ulaşmak, hazcılık ve çevreye özenme gibi amaçlarla Youtuber olmak istedikleri araştırmalarda da görülüyor. Ayrıca son yılların dijital kültüründe yeni bir çocukluk yaşama biçimi yapılandı. Ebeveynleri yardımıyla ve yetkilendirmesiyle çocuklar açtıkları kanallara diğer kullanıcılar tarafından görüntülenen ve beğenilen videolar yüklüyorlar. Oyun oynama biçimleri üzerinde etkisi olan bu durum çocukların gün içinde büyük bir zamanını bilgisayar başında veya ellerinde tablet ve cep telefonlarıyla geçirmelerine neden oluyor.
TABLET BİR OYUNCAK GİBİ
- Sizce bu istek daha çok görülme
ihtiyacından mı, yoksa rol model eksikliğinden mi besleniyor
- Sosyal medyada görünür olmak ile toplumsal varlık kazanmak artık neredeyse eş değer tutulmaktadır. Aile içi iletişimin yoğunluğu ve kalitesi, çocuğun Youtube'da geçirdiği zamanı da etkilemekte.
Örneğin, ebeveynler, kişisel işlerini halledebilmek için çocuklarını meşgul etmek amacıyla teknolojiye başvuruyor. Erken büyüme döneminde, dijital bakıcı olarak, çocuğun ağlamaması ya da yemek yemesi, oyalanması için önüne koyduğu tabletteki Youtube videolarıyla büyüyen yeni bir nesil gerçeği de var.
RENKLİ DÜNYAYA ÖZENİYORLAR
- Hangi yaş gruplarında bu eğilim daha
güçlü görülüyor
- Kullanıcı yaş sınırı 13 olmasına rağmen, 13 yaş ve altındaki çocukların yoğun bir biçimde Youtube kullandığı saptanmış. Bu yaştan önce çocukların hesap sahibi olmaması paylaşım yapmaması gerekiyor. YouTube'a içerik üretmeye başlayan çocuk YouTuberlar'ın 5-13 yaş aralığında olduğu görülmektedir.
Çocukların gözünden bakıldığında çok renkli bir dünya. Youtuber'lık çocuğun beğenilme, takip edilme, popülerlik, kariyer beklentisi, eğitim durumu, kimlik gelişimi, oyun oynama, giyim tarzı, mahremiyet gibi konulardaki algısı üzerinde şekillendirici oluyor. Etki alanı yalnızca kanalın öznesi olan çocukla sınırlı olmamakta, aynı zamanda onu izleyen ve platformda bulunan diğer çocukları da kapsamakta. İzleme edimini gerçekleştiren çocuklar akranlarına özenerek bu çalışma sistemine katılmak için istek duymaya başlamaktadır.
DEĞERLİ OLMAK İSTİYORLAR
- 'Görünür olmak eşittir değerli olmak'
algısı çocukların benlik gelişimini nasıl etkiler
- Bu çocukların ve akranlarının henüz soyut düşünme becerileri yeterince gelişmediğinden düzenli şekilde paylaşılan videolar çocukların ruhsal gelişimlerini olumsuz yönde etkiliyor. Nitekim sosyal medya aracılığıyla üretilen içeriklerin beğenilme ve beğenilmeme sayısı gibi faktörler; çocukların hayat boyu ilgi odaklı yaşaması, daha fazla ilgi çekmek için radikal içerikler üretmesi, etik ve mahremiyet erozyonu ile sosyal medya bağımlılığı gibi olumsuz sonuçlar doğurma potansiyeli taşıyor. Dolayısıyla bu videolardaki içeriklerin zaman ve mekan engeli olmadan dağıtılması ve bu içeriklere her yaş grubundan çocuğun erişebilmesi hem bu içerikleri üreten hem de bu içeriklere maruz kalan çocukların psikolojik gelişimleri üzerinde ciddi bir rol oynuyor.
Ayrıca çocukların para ile olan temasları da erken yaşta gerçekleştiğinde hayatlarına dair anlamları uzun vadede yitirebilirler. Hazzı, mutluluğu sağlıklı yaşayamamış bir çocuk, ileride mutluluğa dair deneyimi bozulduğunda depresyon yaşama olasılığı artar ve başka bağımlılık tehdidi ile de karşı karşıya kalabilir.
- Beğeni ve izlenme sayıları, çocuğun özgüven gelişiminde nasıl bir rol oynar
- 'Ne kadar çok beğeni aldıysan o kadar popülersin, o kadar seviliyorsun ve o kadar başarılısın' gibi bir algı var. Bu rakamlar üzerinden birbirleriyle rekabete giriyorlar. Bunlar üzücü sonuçlar doğuruyor; çocuğun kimlik gelişimini ve benlik algısını olumsuz etkiliyor. Gerçek ve derin ilişkiler kurmak yerine sosyal medyada yüzeysel, geçici ve sanal ilişkiler, arkadaşlıklar kuruluyor. Görünüşte çok arkadaşı var ama derin şekilde paylaşımlar yapabileceği, gerçek bir arkadaşı bile olmayabiliyor.
Çocuğun çok beğeni alması ve çok takip ediliyor olması da büyük resme baktığımızda sakıncalı bir durum çünkü beğeniler ve yorumlar çocukların kendilerine ve toplum içerisindeki yerlerine ve akranlarına bakışlarının değişmesine sebep olabilir. Çok takipçisi olan çocuk diğer çocukları hayranları olarak görmeye başlıyor. Onlarla kendisi arasında bir hiyerarşi oluşuyor ve bu şekilde çocuk bazen milyonlarca takipçisi olmasına rağmen özünde yalnız bir çocuğa dönüşüyor.
Çocuk YouTuber'ların sürekli ekran önünde yaşamasının ve yaşamlarının her anını başkalarıyla paylaş
paylaşmasının, bu çocukların sosyo-psikolojik gelişimini büyük ölçüde olumsuz yönde etkiliyor. Ancak ailelerin bu durumu önemsemedikleri ya da bu durumun yeterince farkına varmadıkları görülmektedir.
- Yasaklayıcı tutum riskli mi
- Yasaklar çocuğun özdenetim duygusunun gelişmesini baltalar. Ebeveynler, çocuğun hevesini kırmamalı. Bu yaratım sürecini baltalamamak, üreteceği içeriğe destek vermek, hatta sınırlar dahilinde, ama "Sen bilmezsin ben yardım edeyim" demeden video üretim sürecine dahil olabilirler. Olur da çocuk hatalı bir video hazırlarsa internet ortamında karşılaşacağı hoş olmayan tepkilere karşı çocuğun yanında olduğunu hissettirmek çok önemli.
ÇOCUKLUK ORTADAN KAYBOLUYOR
- Olumsuz yorumlar ve siber zorbalık çocuk ruh sağlığını nasıl etkiler

- Çocuk YouTuber'lar oyun oynamak, çevreyi keşfetmek, yüz yüze sosyalleşmek yerine zamanlarının büyük bir kısmını YouTube için içerik üreterek harcamakta. Bu durum çocukların bilişsel gelişimlerine potansiyel olarak verebileceği büyük zararların yanında onların kişilik haklarını da sömürebiliyor. Çocuk YouTuber'lar ürettikleri içerikler nedeniyle sıklıkla siber zorbalığa uğrayabiliyor.