Benim hala umudum var

Ruhumuza yerleşmiş duyguların en değerlilerinden biri umuttur. Umut; teslimiyetle Allah'a sığınmak, O'nun yardımına ve desteğine sonsuz güvenmektir. Sabrı çabayla birleştirerek, geçmişin muhasebesini yapıp, geleceğe kararlılıkla yol almaktır. Umut, kişinin hayata tutunmasını sağlayan, azim ve gayretini arttıran ilahi bir mucizedir. Beden ve ruh sağlığını koruyan manevi bir güçtür.

Umutsuzluk ise, insanın yaşama sevincini yok eder. Hayallerini karartır. Kişiyi tembelliğe düşürüp, sorumluluktan uzaklaştırır. Mübarek şahıslar, en ağır imtihanlar karşısında dahi ümitlerini asla yitirmemişlerdir.

Biz de zaman zaman zorluklarla karşılaşabilir, aile, iş ve ticaret hayatımızda, hatta komşuluk ve akrabalık ilişkilerimizde sıkıntılar yaşayabiliriz. Kabullenmeliyiz.

Derdimiz ve sıkıntımız ne kadar büyük olursa olsun, ilahi rahmet ve merhamete güvenmemiz gerekir. Yeter ki; Rabbimize, kendimize, ailemize, çevremize ve bütün insanlara karşı sorumluluklarımızı yerine getirebilelim. Hayatımızı güzel ahlakla tezyin edelim. Samimi olalım. Samimiyet kalbe işler. Ruha işler.

Bugün, dünyayı savaş alanına çeviren zalimler, insanlığın umudunu yok etmek için her türlü kötülüğe başvuruyorlar. Dünyanın pek çok yerinde, kadın-erkek, büyük-küçük demeden katliam yapıyor, sağlık ve gıda ihtiyaçlarını engelleyerek, dünyanın gözleri önünde canlara zulmediyorlar.

Diğer taraftan, aklı ve ahlakı yok eden sapkın ideolojileri yaygınlaştırarak, ailenin ve insanlığın geleceğine tehdit oluşturuyorlar. Alkol, kumar, uyuşturucu maddeler ve zararlı medya içerikleri ile gençliğin hayallerine ve umutlarına kastediyorlar. Bunlara baktığımda kalbimde madensi bir sertlik oluşuyor. Sonra kendime hatırlıyorum; "Bütün planların üzerinde ilahi bir takdir var."