Ne hazindir ki, insanî değerlerin ve ahlakî erdemlerin örselendiği, küresel kötülüklerin her geçen gün dünyayı yaşanmaz hale getirdiği dönemlerden geçiyoruz.
Çocukların cinsel istismarı insanlığın en karanlık yüzü. Bir çocuğun güvenine, mahremiyetine, masumiyetine kast etmek adiliktir. Onarılmaz yaralar açar.
Çocuğun susması kötüye işarettir O sessizlik, yüreğinin acısından gelir. Kelimelerine dökülemeyen, ne olduğunu dahi anlayamadığı örselenmişlik, minicik kalbinde atar durur.
Dünyada ve ülkemizde her geçen yıl daha çok can yakan bir tabloyla karşı karşıyayız. Adalet Bakanlığı'nın 2023 verileri, 40 binden fazla yeni cinsel istismar dosyasının açıldığını ve bu dosyalarda on binlerce şüphelinin yer aldığını gösteriyor. Bir başka deyişle; her gün, onlarca çocuğun çocukluğu elinden alınıyor.
Bu vakaların mağdurları çoğunlukla kız çocukları Cinsiyet temelli şiddet, çocuklar üzerinde acı etkiler göstermekte. En kabul edilemezi çoğunda fail, çocuğun tanıdığı, güvendiği, hatta belki ailesinden biri Bu yüzden çocuğun, istismarı saklaması, susması zorunlu. Çaresizlik sessizliğe dönüşüyor.
Gece kabusları, içine kapanma, oyunlardan uzaklaşma.
Öfke patlamaları veya tranvatik tavırlar. Bunları yaşıyor ama başına geleni dillendiremiyor. Çocuklara anlatmayı öğretmemiz lazım. Gerçek tehdit açıkta görünen şey değildir. İrdelemeli, şüpheci yaklaşmalıyız.
Her çocuk, anlaşılmayı bekleyen bir hikâyedir. Onların hikâyelerini gözbebeklerinin içinde görebiliriz. Hepimiz sorumluluk almalıyız. Anne babalara, öğretmenlere ve komşulara dahi görevler düşüyor. Şefkati hissettirmek, gözlerine bakmak ve güven vermek. Bunlarla içe kapanıklığı kırabiliriz.
Yargı süreçleri olayların kendisi kadar sıkıntılı. 2023'te, çocukların cinsel istismarına dair açılan davalarda mahkûmiyet ve beraat oranlarının neredeyse eşit olması, bu çocukların adaletle buluşamadığını gösteriyor. Sistemin özellikle çocuklarının hakkını koruması zorunludur. Hamdolsun ki bu iç karartıcı soruna caydırıcı yaptırımlar uygulanıyor.

57