Bazı ilaçların adını çocukluğumuzdan beri duyarız. Evde bir çekmecede dururlar. O kadar tanıdıktırlar ki onları ilaçtan bile saymayız.
Aspirin de bunlardan biri.
Bugün size aspirinin faziletlerinden söz edeceğim. "Nereden çıktı bu aspirin konusu" diye sorabilirsiniz.
Bundan 32 yıl önce 1994 yılının Eylül ayında babam Londra'daki Cromwell Hastanesi'nde bir baypas ameliyatı oldu. İki damarı değişti...
O günden bu yana babam maşallah demir gibi... Her gün spor yapıyor, yaz aylarında İstanbul ve Bodrum'da uzun uzun yüzüyor, kış aylarında kayak yapıyor.
Ameliyat olduğunu çoktan unuttu.
Ameliyattan epey bir süre sonra Londra'daki doktoru Stephan Jenkins'ten bir e-mail almıştı. Babamın hatırını soruyor ve "Umarım aspirin almaya devam ediyorsun" diyordu.
★★★
İngiliz doktorun bir sürü ilaç varken, basit ve çok ucuz bir ilaç olan aspirinden bahsetmesi dikkatimi çekmişti.
Maili okuyunca, Doktor Jenkins'in ameliyat sonrası sözlerini hatırladım.
Babama ömür boyu her gün 75 miligramlık aspirin almayı tavsiye etmiş ve "Aspirin son 150 yılın mucize ilacıdır" demişti...
Bu nedenle aspirin hakkında bir yazı yazmak istedim.
★★★
Aspirin, tıp tarihinin önemli ilaçlarından biri. Etken maddesi asetilsalisilik asit. Ağrı kesici ve ateş düşürücü etkilerinin yanında, düşük dozlarda kan pulcuklarının birbirine yapışmasını azaltıyor. Böylece damar içinde pıhtı oluşma riskini düşürmeye yardımcı oluyor.
Tıbbın babası olarak kabul edilen Hipokrat'ın, söğüt ağacı kabuğundan ağrılara iyi gelen ilaçlar hazırladığı bilinir. Söğüt ağacının kabuğunda aspirinin hammaddesi bulunur.

2