Algoritmaların büyüttüğü nesil

Algoritmaların çocukların hayallerini şekillendirmesi artık kaçınılmaz ise, ebeveynler gerçek hayat deneyimleriyle karşı koymaya yeterli mi?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, sosyal medya algoritmalarının çocukların hayal dünyasını ve meslek tercihlerini giderek belirleyen bir güç haline geldiğini ileri sürüyor. Çocukların tekrar eden dijital içeriklere maruz kalmasıyla sınırlı bir başarı tanımı ve yaşam tarzı algısı oluştukça, ebeveynlerin rolü sadece değer aktarmaktan öteye giderek algoritmaları filtrelemek hale gelmesi gerektiğini vurguluyor. Ancak ekranlar ne kadar optimize edilirse edilsin, gerçek deneyimler bu dijital yönlendirmeyi tam olarak dengeleyebilir mi?

ocuklar çok soru sorar. ünkü dünya onlar için yeni ve anlaşılması gereken bir yerdir. Gördükleri, duydukları, yaşadıkları her şey onlar için bir bilinmezdir. "Bu ne", "Nasıl", "Neden" gibi sorular aslında meraktan çok, öğrenme çabasıdır.

ocuk soru sorarak dünyayı tanımaya çalışır. Dil gelişir, düşünme becerisi oluşur, sebep-sonuç ilişkisi kurmayı öğrenir.

Büyükler de soru sorar. Ama onlar soru sorarken aslında sadece konuşma başlatmaz. oğu zaman farkında olmadan çocuğun dünyasını çözmeye çalışır. "Bugün okulda ne yaptın" gibi basit görünen bir soru bile aslında bir yoklamadır.

ocuğun günü nasıl geçti, kimlerle vakit geçirdi, mutlu mu, sıkılmış mı... Bunların hepsi o kısa cevabın içinde saklıdır.

★★★

Bir de çoğu zaman hafife alınan sorular vardır. "Büyüyünce ne olmak istiyorsun" ya da "Süper gücün olsa ne yapardın" gibi. Bu sorular çocuğun hayal dünyasını açar ama iç dünyasını da ele verir. Korkularını, isteklerini, kendini nasıl görmek istediğini anlatır.

Ancak bir çocuğun "büyüyünce ne olacaksın" sorusuna verdiği cevap, artık eskisi kadar masum olmayabilir. ünkü o cevap maruz kaldığı görüntülerin, tekrar eden içeriklerin ve görünmez bir el gibi çalışan algoritmaların da ürünüdür.

Bugün çocukların hayal dünyası, oyuncaklardan, aile sohbetlerinden çok ekranlarla, sosyal medyayla şekilleniyor.

Dijital platformların temel çalışma prensibi neyi daha çok izlersen, sana ondan daha fazlasını sunmak.

Bu, teknik olarak bir kişiselleştirme vaadi taşısa da sosyolojik açıdan bakıldığında güçlü bir yönlendirme mekanizmasıdır.

ocuk, farkında olmadan belirli meslekleri, yaşam tarzlarını ya da başarı tanımlarını tekrar tekrar görmeye başladığında, zihninde ona göre bir normal inşa edilir.

★★★

Bireylerin tercihleri, içinde büyüdükleri kültürel ve sembolik ortam tarafından şekillenir.

Dijital çağda bu ortamın önemli bir kısmı algoritmalar tarafından belirleniyor. Dolayısıyla ebeveynin rolü artık sadece değer aktarmak değil, aynı zamanda dijital akışı da filtrelemek olmalı.

Peki ebeveynler bunu nasıl yapabilir

Ortak kullanılan bir tablette ya da telefonda bilinçli şekilde belirli içeriklerin izlenmesi, algoritmanın yönünü değiştirebilir.