Kafede oturuyoruz. Karşı masada bir çocuk ağlıyor. Telaşlı baba 2-3 yaşlarındaki çocuğun eline tableti tutuşturuyor. Çocuk susuyor. Ebeveynler nefes alıyor, kafe sahibi nefes alıyor. En önemlisi kendi annesinin karnından çıktığında 22 yaşında olduğunu düşünen müşteriler rahatlıyor. Cem Yılmaz sahnede "iPad varsa çocuk yapın, tabletiniz yoksa girmeyin bu işlere" demişti. Çocuğunu büyütüp yetişkin hale getirmiş bir baba olarak benim gözlemim ise şu: "Kimseyi kınama, başına gelir" kadar değeri yeterince bilinmemiş bir önerme yok. Bekar günlerinizde çocuğu ayağında uyutanları kınarken, 5 yıl sonra kendinizi çocuğu battaniye ile bayrak gibi sallarken bulabilirsiniz.
Özetle; çocuk büyütmek zor. Dijital çağ, bu zorluğu sokaktan aldı, evin içine soktu. Çünkü ekranın karşısına geçen çocukları tehdit eden çok fazla şey var. Peki ekran ve çocuk deyince akla ilk hangi uygulama geliyor Tabii ki YouTube.
Umut verici önlemler
Geçtiğimiz hafta YouTube'un Türkiye'ye özel bir lansmanına katıldım. YouTube Sağlık Direktörü Dr. Garth Graham, 2 Temmuz'dan itibaren Türkiye'de kademeli olarak açılan "gözetimli çocuk hesapları" özelliğinin detaylarını anlattı. Ebeveyne kontrol imkanı veren, yaşa göre içerik ayarları sunan, bir dolu koruma barındıran bir paket. Haberler güzel.
Otomatik oynatma varsayılan ayarı çocuk hesabında kapalı geliyor.
Reklamlar kişiselleştirilmiyor. "Ara Ver" ve "Uyku Vakti" hatırlatıcıları açık durumda.
Shorts akışında süre sınırı ve kapama opsiyonları mevcut.
Bunlar gerçekten umut verici önlemler. Ayrıca şunu da söylemem lazım. Çocuğu korumak ve tehlikelere hazırlamak ebeveyninişi. Dünya güvenli bir yer değil, hiç olmadı.Bunu bilerek çoğaldık.
Platformun sorumluluğu
Graham de YouTube'un bu güvenlik katmanlarını anlatırken kendi çocuklarını örnek verdi: En küçük olan sokakta, büyük olan mahallede, en büyüğü okula giderken bisikletini kullanıyor. Yaş büyüdükçe sınır genişliyor. Zorluklarla dolu bir evrende, çerçeveleri çocukların gelişimi ile nasıl adım adım esnettiğimizi güzelce özetleyen bir analoji.
Burada bir "ama" mevcut. Sokak, bisikletliyi üstünde daha uzun tutmak için tasarlanmadı. Mahalle, "eve gitmek isteyenin" önüne insanın aklını çelmek üzerine tasarlanmış bir sokak daha çıkarmıyor. Burada platformun sorumluluğu başlıyor. Ebeveyn ne kadar dikkatli olursa olsun, dinamikleri tepeden tırnağa değişmiş bir dünyada, optimize edilmiş bir sistemin çekim gücünü tek başına dengeleyemiyor. Çünkü sokakta bisiklete binerken karşımıza çıkan rastgele bir çukur değil, ölçülüp biçilmiş bir çukur.

9