Hayallerinin peşinden gittiler...

Ekonomik kriz, siyasi açmazlar, yozlaşı, yitirilen değerler... "Bu ülkeden hiç umudum kalmadı, gelecek belirsiz, kaygılıyım" diyenlerden misiniz Haksız değilsiniz Ben böyle dönemlerde pırıl pırıl gençlere yöneliyorum.

Onların başarılarından umutlanıyor, yürekleniyorum. Dün çok anlamlı bir toplantıya katıldım. Türk Eğitim Vakfı'nın (TEV) bu yılki üstün başarı bursunu almaya hak kazanan öğrencilerle tanıştım. Üstün başarı bursiyeri 110 öğrenci ve sanat bursiyeri 27 öğrenci.

TEV Genel Müdürü Banu Taşkın, "6 bin 600 öğrenci başvurdu, 5 bin öğrenci sınavlara katıldı. Testlerden geçtiler, mülakatlara katıldılar, kompozisyonlar yazdılar. Sonunda 110 öğrenci seçildi" diye anlattı. Evet, başarı kolay kazanılmıyor. Arkasında büyük emek var. Mücadele, sabır, çok çalışmak var. Bunu yapanlar hayatlarını da değiştiriyorlar, kazanıyorlar.

Şimdi sözü bu gençlere bırakmak istiyorum.

Önce mezun olmuş, doktor çıkmış bir eski bursiyer. Adı Doğuş Kökarttı. Zonguldak'ta doğup büyümüş. TEV ile İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde eğitime başlarken tanışmış. "Bir insanın yaşamı nasıl değişir, nasıl vizyon kazanır" diyerek kendini anlattı. "Gezgin, yazar, tıp doktoru" böyle tanımlıyor kendini. Zonguldak Fen Lisesi'ni birinci bitirdikten sonra 2012 üniversite sınavlarında ilk 200 öğrenci içine girerek Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne tam burslu olarak yerleşmiş. Aynı yıl Türk Eğitim Vakfı tarafından "Geleceğin Liderleri"nden biri seçilmiş. "Sırt çantalı yolculuklarımla bugüne kadar 38 ülkenin toprakları üzerinde yürüdüm. Bu yolculuklarımı çoğu zaman oldukça düşük bütçelerle ve 20 bin km'den fazla otostop çekerek gerçekleştirdim. Eylül 2015'te dünyayı dolaşarak 198 ülkeden 10 bin insanla tanışmayı amaçladığım 'A Tea With 10.000 People' (10.000 İnsanla Çay) projesini başlattım. Kısa sürede dünya çapında bir etki uyandırarak 140 farklı ülkedeki 4 bine yakın kişiden davet aldım. 2016'da projenin Türkiye ayağı olarak 'Benimle Bir Çay İçer misin Türkiye'yi başlattım ve altı büyükşehire giderek düzenlediğim büyük çaplı etkinliklerde insanlarla buluştum" diyor. Şiir kitapları var, keman çalıyor, TEDx'in konuşmacılarından. Ve tabii hekimliği de sürdürüyor bu arada.

Eren Kesim bu yıl üstün başarı bursu alan bir öğrenci. ODTÜ Matematik Bölümü'nde okuyor. Doğuş'tan 12 yıl geride, yani yolun başında. Ama "Kişinin yaptıkları yapacaklarının teminatıdır" derler ya, Eren'inkiler de öyle. Kendini bildi bileli matematik sevgisi onun yolunu döşemiş. "Küçük bir Anadolu kentinde bir çocuk doğru yönlendirmeye açtır" diye başladı söze. Ailece İstanbul'a taşındıktan Atatürk Fen Lisesi'ne girmesi ile de matematik olimpiyatları ile tanışmış. Kesim'in en önemli özelliği bilgi ve heyecanını diğer yaşıtlarına da yayması, paylaşması. Lena Matematik Kampı, Derincesi adlı bir oluşuma önderlik etmesi. İnceledim, inanılmaz güzel. Kesim, Atatürk'ün "En büyük savaş cehalete karşı yapılandır" sözünü kendine şiar edinmiş. Derincesi'nin amacını, "Bilimin derinliklerini yozlaştırmadan olabildiğince fazla insana anlatmak. Derincesi, bu amacı kendine dert edinmiş öğrencilerden oluşan bir topluluk. Bu öğrenciler, bilimi bir zorunluluk olarak gördükleri için öğrenmemişlerdir. Dolayısıyla, bilimi asık suratlarla ve bir duvar ciddiyetiyle değil, günlük iletişimlerinin doğal bir parçası gibi görerek kahkahalarla anlatırlar" diye tanımlıyor.