Bir yaz daha sona eriyor. Savaşlar ve Hürmüz kriziyle oldukça yoğun diplomatik temasların ve ekonomik etkilerin yaşandığı bir mevsim oldu.
Bugün açıklanacak büyüme rakamlarıyla 2026 yazına veda edeceğiz. Ardından yoğun bir eylül ayına şahit olacağız.
İlk veri 2. çeyrek büyüme oranı. Tahminler yüzde 2.2-3 aralığında. Türkiye ekonomisi geçen yılın aynı döneminde yüzde 4.7, bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 2.5 büyümüştü. Açıklanacak rakam, yeni Orta Vadeli Program öncesinde ekonominin görünümünü ortaya koyacak.
Bir hafta içinde açıklanması beklenen 2027-2029 OVP'si hazırlanırken varsayımların önemli bölümü değişti. Mevcut program 2026 için yüzde 3.8 büyüme ve yüzde 16 enflasyon öngörüyordu. Temmuzda yıllık enflasyon yüzde 31.75, TCMB'nin yıl sonu tahmini ise yüzde 28.
Üstelik denkleme savaş ve enerji faturası eklendi. Merkez Bankası 2026 ortalama petrol fiyatı varsayımını 87.8 dolara indirirken 2027 için 76.4 dolar öngörüyor. Savaşın uzaması veya Hürmüz'de taşımacılığın aksaması ise petrolü bu varsayımların üzerine çıkarabilir.
Yeni programda 2026 büyüme tahmininin yüzde 3-3.3 bandına, enflasyonun yüzde 28 civarına çekilmesini bekliyorum. 2027 için büyümede yüzde 3.9, enflasyonda yüzde 19-21, ihracatta 300 milyar dolar ve cari açık/GSYH'de yüzde 1.9 civarında bir patika mümkün görünüyor.
Eylül'ün önemli başlıklarından biri de piyasalar olacak.
SPK'nın hafta sonunda açıkladığı düzenlemeler özellikle serbest fonlarda yeni bir dönem başlatıyor. Fonların düşük fiili dolaşımdaki şirketlerde sahip olabilecekleri paylara yüzde 8'den başlayıp yüzde 2'ye kadar inen sınırlar getirildi. Portföy yönetim şirketlerinin çıkarabileceği serbest fon sayısı da

18