Piyasaların sonsuz bekleyişi

Bu haftanın gündemi yine anlaşma masası olacak. Ancak artık bu masa yalnızca diplomasi trafiğinin değil, petrol piyasasından savunma sanayine, tanker şirketlerinden enerji ithalatçısı ülkelere kadar uzanan dev bir ekonomik satranç oyununun merkezi haline geldi. Masa bir kuruluyor, bir dağılıyor. Her açıklama fiyatları oynatıyor, her tehdit risk primlerini yükseltiyor.
ABD ve İran heyetleri, İsviçre'de mutabakat zaptının uygulanmasına yönelik ilk teknik görüşmelere başladı. Ancak Trump, İran'a yönelik tehditlerini sürdürüyor. Trump'ın "60 günlük opsiyonum var, sonra ne istersem yapabilirim" sözleri, anlaşmanın ne kadar kırılgan olduğunu da ortaya koyuyor.
Peki bu belirsizlikten kimler kazanıyor Öncelikle ABD kaya petrolü üreticileri yüksek fiyat ortamından faydalanıyor. Savunma şirketleri için ise gerilim neredeyse kesintisiz bir sipariş akışı anlamına geliyor. Tanker işletmecileri ve sigorta şirketleri de artan savaş primi sayesinde gelirlerini artırıyor.
Önümüzdeki günlerde piyasaların yönünü belirleyecek soru oldukça net: Taraflar teknik görüşmeleri kalıcı bir uzlaşmaya dönüştürebilecek mi, yoksa her zamanki gibi masa yeniden devrilip petrol piyasası yeni bir şokla mı karşılaşacak Belirsizlikten birileri kazanıyor ama dünya kaybediyor.

***


YAZ, EL NİNO VE YENİ KRİZİN AYAK SESLERİ
Avrupa yazın henüz başındayken kavruluyor. Fransa'da bazı bölgelerde alkol tüketimine kısıtlama getirildi, Almanya'da sıcaklıkların 40 dereceye yaklaşacağı uyarıları yapıldı, İspanya ise aşırı sıcaklar nedeniyle Dünya Kupası için kurduğu taraftar alanlarını kapatmak zorunda kaldı. İtalya'nın birçok kentinde kırmızı alarm verildi.
İklim bilimciler, 2026'nın kayıtlara geçen en sıcak yıllardan biri olabileceğini söylerken, temmuz ayından itibaren etkisini göstermesi beklenen El Nino'nun yeni bir ekonomik