Özgür Özel nihayet

13 Temmuz 2026 tarihli Cumhuriyet gazetesinden aktarıyorum: "Niğde'de Halk Ekmek Fırını açılışının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Özel, Ankara'da savcı atama mülakatlarına ilişkin çarpıcı bir iddiada bulundu. Bir süredir Ankara'ya operasyon yapın baskısı olduğunu söyleyen Özel, 'İstanbul'dan bir başsavcı yardımcısını Ankara'ya başsavcı yaparak bütün başsavcı vekillerini kendilerine göre dizayn ederek bir operasyon imkânı yarattılar' dedi. Ankara'daki atamalar için, 'Sana bunu tutukla dendiğinde gözünü kırpmadan tutuklayabilecek misin' diye mülakat yaptıklarını öne süren ve bunu Meclis'teki bir milletvekilinin yakınından, birinci ağızdan duyduklarını söyleyen Özel, 'Bunu isimli cisimli söyleyecek bir noktaya gelmeleri durumunda Türkiye'ye ilan edeceğiz' dedi. İddialarının somut bilgilere dayandığını savunan CHP lideri, 'Eninde sonunda bu siyasi operasyonlar, gerçek soruşturma konusu haline gelecekler. Bunlar yargılanacak' ifadelerini kullandı."

Anlamını güçlendirmek için cümleyi bir de ben yazacağım: "Eninde sonunda bu siyasi operasyonları, gerçek soruşturma konusu haline getireceğiz. Bunları yapanları yargılayacağız!"

***

CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in ağzından "Bunları yapanları yargılayacağız!" cümlesini duymayı sabırsızlıkla bekliyordum. Nitekim 7 Nisan 2026 günü yayımlanan "Devri sabık yaratmak" başlıklı yazımda beklentimi açıkça dile getirmiştim:

[Bu bilgiçliği bir yana bırakıp Özgür Özel'in ne demek istediğini açıklayalım: CHP iktidara geldiği zaman emsalleri hangi rütbede (yüzbaşı, yarbay, albay...) ise ilgili TSK'den sokağa atılan Kemalist, demokrat ve cumhuriyetçi teğmenlerin omuzlarına o rütbenin simgeleri takılacak, emeklilik süreleri eklenecek ve aradan geçen süre içinde almaları gereken maaş kendilerine toptan ödenecek. Atma kararı verenler hakkında gereken yapılacak (mı) ... Özgür Özel bunu yapabilir mi TBMM'de çoğunluk (tek başına ya da ortaklarıyla birlikte) CHP'de olursa elbette yapar ve bir vicdansız haksızlığın öcü alınmış olur. Dilerim, bu işlemi ölmeden görürüm. "Karakuşi yönetim" de hak ettiği cevabı almış olur.

Devlet hizmetinde görev yapan, evrak memurundan genel müdürlere ve hatta bakanlara kadar bütün görevlilerin kulaklarına küpe, gözlerine de dağ olur. "Haksız ve yasasız işlemleri hesabı bir gün mutlaka sorulur. Emekli olsan bile!..." Devlet hizmeti yapanlar bu yasal tehdit karşısında hükümetlerin değil "devlet"in memuru olduklarını unutmazlar: Hükümet fani, devlet ebedidir! Devlet olan devlet mutlaka hesap sorar; ölülerden bile hesap sorar. Utanmaları gerekenler ölmüşse ailesi utanmak zorunda kalır.]

***

Okuduğunuz yazının bir başka yerinde "Devri sabık yaratmak, her yeni hükümetin ilk işi olmalıdır. Devri sabık yaratmak demokrasinin tuzu ve biberidir" demişim. Devri sabık yaratarak geçmişin hesabını sormayan her hükümet yolsuzluk yapmaya teşne hükümettir. Kendisinden önceki genel müdürün yolsuzluklarını işleme koymayıp örtbas eden her genel müdür yolsuzluk yapmaya yatkın bir genel müdürdür.