Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin tuhaf bir insan. Geçenlerde kendinden beklenen bir tuhaflık daha yaptı. Basından aktarıyorum:
["Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in yeni müfredatta 'Kurtuluş Savaşı' ifadesinin çıkarılarak yerine 'Milli Mücadele' kavramının kullanılacağını açıklaması ve 'Neyden kurtuluyoruz Ondan önce koskoca Osmanlı İmparatorluğu vardı' sözleri, siyaset ve eğitim çevrelerinde yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi."]
Ülkenin Mondros Mütarekesi'nden, sömürge olmaktan kurtulduğunu bilmeyen profesörcü bir bilimadamı (!). "Kurtuluş Savaşı" çıkışı tepki çekti: Ciddi, yurtsever uzmanlar "Kurtuluş Savaşı'na laf etmek onun haddi değildir" tepkileriyle kulak çekti.
Tepkilerden birini Ufuk Sepetci imzalı bir yazıdan aktarıyorum: [Eğitim sendikaları ve muhalefet temsilcileri, söz konusu değişikliğin yalnızca terminolojik bir düzenleme olmadığını, Cumhuriyetin kuruluş anlatısına yönelik ideolojik bir müdahale anlamı taşıdığını belirtti. Cumhuriyet konuya ilişkin CHP Gölge Milli Eğitim Bakanı Suat Özçağdaş ve Tüm Öğretmenler Birliği Sendikası (TÖBSEN) Genel Başkanı Deniz Ezer ile konuştu. "Kurtuluş Savaşı ifadesinin yerine 'Milli Mücadele' denilmesi tek başına masum bir tercih olarak görülemez. Mesele yalnızca bir isim değildir; mesele, Türkiye Cumhuriyeti'ni doğuran tarihsel iradenin nasıl anlatılacağıdır" dedi. Bakan Tekin'in sözlerini "Cumhuriyetin kuruluş felsefesine yönelik açık bir ideolojik müdahale" olarak değerlendiren Ezer, şu soruyu yöneltti:
"Vatanı işgal eden emperyalist devletlere karşı canını ortaya koyan Kuvayı Milliyeciler mi yanlıştı, yoksa işgali kabullenip teslimiyeti savunanlar mı Siz o gün yaşasaydınız hangi safta yer alırdınız"
Ezer, Osmanlı Devleti'nin son döneminde ülkenin fiilen işgal edildiğini, İstanbul Hükümeti'nin işgal güçlerine teslim olduğunu ve milletin kendi kaderini kendi ellerine alarak bağımsızlık mücadelesini başlattığını belirterek "Türkiye Cumhuriyeti işte bu direnişin eseridir" ifadelerini kullandı. Eğitimde laik ve bilimsel anlayışın aşındırıldığını savunan Ezer, Bakan Tekin'in söylemlerinin, tarikat ve cemaatlerle yapılan işbirlikleri ve "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
"Ortada tesadüf değil, sistemli bir yönelim bulunmaktadır" diyen Ezer, "Amaç; Cumhuriyetin kuruluş felsefesini, laik ve bilimsel eğitimi, Atatürk ilke ve devrimlerini eğitim sisteminin merkezinden uzaklaştırmak; yerine siyasal iktidarın ideolojik anlayışını yerleştirmektir" değerlendirmesinde bulundu.
Ezer, "Cumhuriyet işgali kabul edenlerin değil, işgale direnenlerin eseridir. Kurtuluş Savaşı ise yalnızca bir tarih dersi konusu değil; bu milletin esareti reddederek bağımsızlığını kazandığı destanın adıdır" dedi.
CHP'nin milli eğitimden sorumlu genel başkan yardımcısı ve gölge milli eğitim bakanı Suat Özçağdaş da Tekin'in açıklamalarına sert tepki gösterdi. Özçağdaş, "Türkiye, Yusuf Tekin'in yeni bir Cumhuriyet düşmanı davranışıyla karşı karşıya. Tekin bu sefer de Kurtuluş Savaşı'na kafayı takmış" dedi.
Kurtuluş Savaşı'nın yalnızca emperyalist işgal güçlerine karşı değil, aynı zamanda onların yerli işbirlikçilerine karşı da verildiğini belirten Özçağdaş, "Boynunda idam fermanıyla Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları bu ülkeyi hem iç hem de dış düşmanlardan kurtarmışlardır. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşu büyük bir destandır" ifadelerini kullandı.
Mustafa Kemal Atatürk'ün söz konusu mücadeleyi bizzat "Kurtuluş Savaşı" olarak tanımladığını anımsatan Özçağdaş, "Bu sebeple de sonsuza kadar böyle hatırlanacaktır" dedi.
Özçağdaş, Bakan Tekin'e çağrıda bulunarak "Bugün eğitim sistemini getirdiği halle, öğretmenlerin ve öğrencilerin sorunlarıyla, okulların durumlarıyla ilgilensin. Tarihi değiştirmeye çalışmak, bu milletin canıyla kazandığı Kurtuluş Savaşı'na dil uzatmak onun haddi değildir" diye konuştu.]

11