Kültür ve iktidar

Gazetede yazma serüvenim Ertuğrul Özkök'ün daveti üzerine 14 Ocak 2001 günü ilk yazımla Hürriyet gazetesinde başladı. Hürriyet gazetesinde son yazım 1 Nisan 2012 tarihlidir. AKP'nin yoğun baskısıyla gazete beni göndermek zorunda kalmıştı. Boşta kalınca kendime bir "site" kurup orada yazmaya başladım. Aydınlık'ta yazmaya (23.4.2012 -2.6.2014) başlayıncaya kadar sürdü bu site.

Bugün okumanıza sunduğum "Kültür ve iktidar" başlıklı yazı, 1 Ocak 2016 günü işte bu sitede yayımlanmıştı.

***

Beni ürküten mafya programını ÖNDER İmam Hatip Liseleri Mezunları ve Mensupları Derneği'nin hazırladığı broşürde okuyoruz (6 Ağustos 2012 tarihli Cumhuriyet gazetesinden aktarıyorum):

"İmam hatip liselerinin önündeki engeller kalkmıştır. İHL'den mezun olunca hem dininizi üst düzeyde öğrenecek hem de tıp, hukuk, siyasal, mühendislik gibi her çeşit üniversiteye girebileceksiniz. Hem halkın önüne geçip imam hatip olabilecek hem de öğretmen, doktor, avukat, hâkim, kaymakam, müfettiş, mimar olabileceksiniz."

Yeryüzünde bunun benzeri bir öğretim sistemi yoktur, ilkel ve bayağı bir köle yetiştirme sistemi. İlkin ilk ve ortaöğretimde beyinleri yıkayıp ütüleyecekler; bilim karşıtı dogmalarla tıka basa dolduracaklar ve düşünen insan yerine uzaktan yönetilen kalas robotlar yetiştirecekler ve ülke yüzeyini bu türden piranalarla işgal edecekler.

Bu düşmanca bir programdır. Başbakanın "İmam hatipler milletin gözbebeği olacaktır" yobaz talimatına gönderme yapılan broşürde "Yeni dönemde Türkiye'nin gözbebeği olacak olan imam hatip liselerine kayıtta geç kalmayın" uyarısı yapılıyor.

Sonra sıra velilere geliyor: "ocuklarımız imam hatip ortaokullarını bitirdiğinde; hem yüce kitabımız Kuranıkerim'i öğrenecek hem de Anadolu veya öğretmen lisesine gidebilecek, hem Hz. peygamberin hayatını öğrenebilecek hem de fen lisesi veya imam hatip lisesine gidebilecek."

ocuklar kesinlikle gerçek Kuranıkerim'i öğrenemeyecekler, çünkü Yaşar Nuri Öztürk'ün de iddia ettiği gibi öğretmenleri de Kuranıkerim Arapçasını bilmezler. ocuklar laik okullarda öğrendikleri İngilizce ve Fransızca kadar Arapça öğrenemeyecekleri için Kuran'ı anlamalarına olanak yoktur. Ancak onu ezberleyecekler ve saptırılmış Türkçe mealini okuyacaklar. Ama buna karşın tamamı softa ve yobaz olacak. Sait Nursi ve Fethullah Gülen türü meczupların kölesi olacaklar; kafa ve ruh sağlıklarını yitirecekler. Dahası, ana babalarından nefret edecekler, kadını ve erkeği anlama yeteneğinden yoksun olacakları için de sağlıklı bir yuva kuramayacaklar. Şaşı bakacaklar.

İmam hatip okullarının "Sosyal, beşeri ve fen bilimleri ile birlikte İslami ilimleri aynı müfredat altında göstermesi bakımından Türkiye'ye özgü bir tecrübe" olarak tanıtıldığı bilgi notunda ise "Gençlerimize bu okullarda değerler eğitimi verildiği için kötü alışkanlıklar yok denecek kadar azdır" görüşü dikkat çekiyor.

Bu cümle, laik okulların bile isteye AKP hükümeti tarafından sabote edildiğinin itirafıdır.

Broşürün sözünü ettiği "Türkiye'ye özgü tecrübe" Sait Nursi'nin Van'da kurmayı hayal ettiği "Medresetü'z-Zehra" ucubesini örnek almaktadır.

Sonuç olarak: AKP hükümeti pedagoji bilimine aykırı, altı kaval üstü şeşhane bir öğretim sistemi içinde Türk gençliğini özgür ve bilimsel düşünceden uzak, kumanda aletiyle güdülebilir insan sürüsü haline getirmek istemektedir. ÖNDER'in broşüründe de itiraf edildiği gibi, uygar dünyada böylesine kaçık ve budala bir okul ve öğretim sistemi bulunmamaktadır.