7 Ağustos 1948 günü para verip o günün gazetesini, Hürriyet gazetesini satın aldım. Yaşım 12 idi. O günden bu yana gazete satın alıyorum. Son zamanlarda Cumhuriyet, Hürriyet, Sözcü alıyorum ve okuyorum. Tamı tamına 78 yıl... 2000 yılından bu yana da gazete yazarıyım. 26 yıl eder.
İkinci Dünya Savaşı bitiminden üç yıl sonra, 1948 yılının ağustos ayında, Londra Olimpiyatları düzenlemişti. İki güreşçimiz Mersinli Ahmet ve Mehmet Oktav şampiyon olmuşlar, Kenan Olcay ve Muhlis Tayfur ikinci, Halil Kaya da üçüncü olmuşlardı. Kendisiyle tanışmak onuruna eriştiğim, şampiyon güreşçi Mustafa Dağıstanlı ile birlikte Yunanistan Kültür Bakanı Melina Merkuri'nin davetlisi olarak "Mind and Body" toplantısına katılmak üzere 10 Mayıs 1989 günü Atina'ya birlikte gittiğimiz Ruhi Sarıalp (15 Aralık 1924-3 Mart 2001), 1948 Londra Olimpiyatları'nda üç adım atlamada bronz madalya kazanarak Türkiye'ye olimpiyat tarihindeki ilk atletizm madalyasını getiren milli atlet olmuştu.
7 Ağustos 1948 günkü Hürriyet gazetesinin birinci sayfasında Mehmet Oktav, Mersinli Ahmet'in fotoğrafları var. Yugoslavya ile milli maç yapmışız ya da yapacakmışız, çünkü dönemin milli sağ beki Galatasaraylı Naci'nin rakip oyuncu ile topa hâkim olma mücadelesi görülüyor. Bizim güreşçilerin sağ yanında Yunanistan'la ilgili bir haber var: "Markos ordusu son günlerini yaşıyor! Yunan Milli Ordusu asi cephesini çökertti. Her tarafta muvasalası kesilen Markos sınırı geçip Arnavut arazisine¹ sığındı. Harp sona erince Yunanistanda yeni bir seçim yapılacak."
Bu satırları okuduğum sırada 12 yaşımdayım. Aradan yıllar geçecek bozguna uğrayan devrimci Markos ordusunun savaşçılarından büyük şair Yannis Ritsos'tan 17.2.1978 tarihli ilk mektubu alacağım. Ve "ok uzaktı geldiğimiz yol. Kardeşim, çok uzak./ Ağırdı, çok ağırdı bileklerde kelepçeler" dizeleriyle başlayan "Boyun Eğmeyen Ülke" adlı kitabını dilimize çevirip 1979 yılında ark Yayınevi'nde yayımlayacağım.
7 Ağustos 1948 tarihli Hürriyet gazetesinin birinci sayfasına bakmayı sürdürüyorum. "Mülteciler" başlıklı başmakale var soldaki ilk sütunda. İç savaş sırasında Adalar'dan Ege kıyılarımıza sığınan Yunanlar ve başka ülkelerden gelen Türklerin 1945 sonrası durumları... Kalacaklar mı, ne zamana kadar kalacaklar, ne zaman gidecekler Şimdi başta Suriyeliler olmak üzere Türkiye, dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülkelerden biridir. Güncel verilere göre, ülkemizde geçici koruma statüsünde 3 milyonun üzerinde Suriyeli ve UNHCR ilgi alanında farklı uyruklardan yaklaşık 220 bin sığınmacı bulunmaktadır.
Aşağıda Türkiye'deki sığınmacıların güncel durumu, istatistikleri ve süreçleri ayrıntılı olarak yer almaktadır:
Resmi verilere göre, Türkiye genelinde geçici koruma kapsamında yaklaşık 3 milyon ila 3.5 milyon arasında Suriyeli yaşamaktadır. Diğer uyruklar: Afganistan, Irak ve diğer ülkelerden gelen ve UNHCR (Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği) himayesinde olan yaklaşık 222 bin civarında sığınmacı ve göçmen bulunmaktadır.

15