Cevap ve düzeltme

Cumhuriyet Gazetesi'nin 03.07.2026 tarihli nüshasında ve https://www.cumhuriyet.com.tr/ sitesinde Özdemir İnce tarafindan yazılan "eviri Ahlakı ve Sel Yayınları" başlıklı bir yazı yayınlanmıştır.

İnce, Marie Darrieussecq'in "Truismes" isimli eserini kendisinin "keşfederek" çevirdiğini, hatta başka türlü çevrilmesi imkânsızdı gibi varsayımsal bir argümanla 2023 yılından beri kapağında çevirmeni Sanem Işıl Aytuğ'un isminin açıkça yazdığı bu eserin müvekkil SEL YAYINCILIK tarafından yeniden yayınlanmasını "şeytanlık" olarak betimlemiş, çevirmenin kadın olmasından da hareketle üstenci ve eril bir dille mesnetsiz ifadelere yer vermiş ve intihal imasında bulunmuştur.

Yazıda bahsi geçen eserin orijinal adı "Truismes"tir. Truie Fransızcada "dişi domuz" anlamına gelmektedir. Hikâyenin merkezinde yavaş yavaş "dişi bir domuza dönüşen genç bir kadın" vardır. Onlarca dile çevrilen kitabın yurtdışı edisyonlarında Fransızcadaki "domuz"lu kelime oyununu korumak imkânsız olduğundan kitabın konusu olan "domuz" ve "dişi" ya da "kadın" "öykü" kelimeleri üzerinden başlıklar üretilmiştir. Örneğin İngilizcesine "Pig Tales" (Domuz Öyküleri), Dancasına "Kvinden der blev til en gris" (Domuza Dönüşen Kadın) başlığı konulmuştur. Kitabın 55., 100., ve 105. sayfalarında kahraman kendisinden "dişi domuz" olarak bahsetmektedir. Açıktır ki "Dişi Domuz" başlığı İnce'ye "patent" hakkı veren bir buluş olmadığı gibi yetkin bir çevirmen olan Sanem Işıl Altuğ üzerinde ahlaki/etik tahakküm kurmaya çalışmasının, başka bir alacak davası için bu konuyu araçsallaştırmasının mesnedi yoktur. Üstelik başlığın aynen korunması örneklerinden biri de konu edilen ve 1963'te Özay Sunar tarafından bu başlıkla çevrilen Bülbülü Öldürmek'tir. Ülker İnce de aynı eseri müvekkil için yeniden çevirmiş ancak başlık aynen korunmuştur. Kitap yayınevi değiştirdiğinde ilk baskılarda Ülker İnce çevirisi kullanılmışsa da şu andaki baskılarında başka bir çevirmenin (Belgin Selen Haktanır) ismi vardır.

Öte yandan İnce'nin tarafı dahi olmadığı bir davadaki müzakerelere ilişkin tek taraflı bir mesajı yazısına konu etmesi de kabul edilemez. Yargı aşamasında ödenmesi teklif edilen tutarın da daha azına hükmedildiği için süreç bu kadar uzamış ve sonuçlanamamıştır. Bu konuda bu kadar bilgi vermekle yetinip niyete dair bir intiba yaratacak başkaca yazışmaları kamuoyuna açmayı prensip olarak doğru bulmuyoruz.

Sonuç olarak devam etmekte olan bir yargılama kapsamında, yargıyı etkileme saikli ve yerleşik gazetecilik teamüllerine aykırı bir şekilde dava sürecini bahis konusu eden, yazının genel içeriği ve kullanılan ifadeler nedeniyle müvekkili ve çevirmeni kamuya karşı küçük düşürme-itibarsızlaştırma saiki güden, müvekkilin kişilik haklarını zedeleyen, ticari itibarını hedef alan yazar ve ilgililer hakkında yasal yollara başvuru haklarımızı saklı tuttuğumuzu beyanla kamuoyunun bilgisine saygıyla sunulur.

İhtar Eden SEL YAYINCILIK TİCARET VE SANAYİ LTD. ŞTİ. Vekilleri AV. ADEM SAKAL, AV. SABRİ BARIŞ BOYRA

EĞİTİM SEN'DEN AIKLAMA

Eğitim Sen 25-29 Ağustos tarihlerinde 6. Demokratik Eğitim Kurultayı düzenlenmiştir. Kurultayda; "Kapitalist Sistemde ve Türkiye'de Eğitimin Genel Bir Değerlendirilmesi", "Eğitim Sisteminde Yaşanan Sorunlar", "Eğitimde Dinselleştirme Politikaları Karşısında Laik Eğitim Mücadelesi", "Anadili Temelli ok Dilli Kamusal Eğitim", "Türkiye'de Özerk-Demokratik Üniversite ve Özgür Bilim Mücadelesi", "Eğitimde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Cinsiyetçi Eğitim Politikaları", "Demokratik Okul Mücadelesi", "Yapay Zekâ ve Eğitimde Dijital Dönüşüm" ve "Ekolojik Eğitim" başlıkları bütünlüklü biçimde ele alınmıştır. Ortaya çıkan değerlendirmeler ve önergeler tartışılmış, farklı görüş ve katkılarla geliştirilmiş ve ortak iradeyle karara bağlanmıştır.

1 Eylül 2026 tarihinde Gazetenizde "Tersi ve Yüzü" adlı köşede ve internet sitesinde "Başka emriniz efendim!" başlıklı ve Özdemir İnce imzalı yazı yayınlanmıştır. Yazar, Kurultaya sunulan "Anadili Temelli ok Dilli Kamusal Eğitim" kapsamındaki henüz yayımlanmamış rapordan bahsederek, Eğitim Senin kuruluşundan bu yana savunduğu ilke ve görüşleri, kabul edilemez ifadelerle hedefe koymuş, sendikal çalışmamız hakkında gerçekdışı, yanıltıcı ve kriminalize edici ifadeler kullanılmıştır. Öneri ve sunumlar, ülke örnekleri, eğitim politikaları, eğitim modelleri ve Anayasa'nın 42. maddesine ilişkin değerlendirmeler bilimsel, pedagojik, hukuksal ve politik açıdan tartışılabilir. Eğitim Sen bu tartışmaları demokrasinin gereği olarak görmektedir.