Bir ulus bölünebilir mi

Vikipedi'ye Türkçe, "Ulus bölünebilir mi" diye sordum. Cevap şöyle: Tarihsel ve sosyolojik olarak milletler bölünebilir veya yeni milletlere ayrılabilir ancak hukuki ve anayasal açıdan birçok devlet bu durumu yasalarla engeller.

Tarihsel örnekler: ekoslovakya (ek Cumhuriyeti ve Slovakya olarak ikiye ayrıldı), Sovyetler Birliği veya Yugoslavya gibi örneklerde olduğu gibi, ortak bir geçmişi veya devleti paylaşan topluluklar zamanla ayrı bağımsız milletler ve devletler haline gelebilir. Ancak bu genelleştirilemeyecek özel bir durumdur.

HUKUKİ VE ANAYASAL DURUM:

Anayasal sınırlar: Birçok ülkenin anayasasında devletin ve milletin birliği temel bir kuraldır. Örneğin Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 3. maddesini okuyalım: "Türkiye devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir."

Bu tür anayasalarda ulusun veya ülkenin bölünmesi hukuken mümkün değildir ve yasalara aykırıdır.

***

Vikipedi'ye Fransızca, "Peut-on diviser la nation" ("Ulus bölünebilir mi") diye sordum. Aldığım yanıtın Türkçesini bilginize sunuyorum: oğu modern ulus-devlette ulus, hukuken bölünmez niteliktedir. Örneğin Fransa'da anayasanın 1. maddesi, "Fransa; bölünmez, laik, demokratik ve sosyal bir Cumhuriyettir" hükmünü taşır:

Bu durum, halkın herhangi bir kesiminin veya tek bir bireyin ulusal egemenliği kullanma iddiasında bulunamayacağı anlamına gelir. Uluslararası hukuk ve iç hukuk, genellikle ayrılma (sesesyon) girişimlerini veya ulusal toprakların parçalanmasını sınırlar ya da yasaklar.

Coğrafi ve jeopolitik açıdan: Tarih, bir ulusun sınırlarının savaşlar, antlaşmalar veya siyasi uzlaşmalar sonucunda bölünebileceğini göstermektedir.

Zor veya ideoloji yoluyla bölünme: En çarpıcı tarihsel örnekler, Soğuk Savaş döneminde Almanya'nın (Federal Almanya Cumhuriyeti ve Demokratik Almanya Cumhuriyeti) bölünmesi ya da günümüzde varlığını sürdüren Kore'nin (Kuzey Kore ve Güney Kore) bölünmesidir.

Karşılıklı rıza ile bölünme: ekoslovakya, 1993 yılında barışçıl bir şekilde iki ayrı devlete (ek Cumhuriyeti ve Slovakya) ayrılmıştır.

Ancak Türkiye için böyle bir durum söz konusu değildir. Osmanlı yönetimi Anadolu Beylikleri'ni ortadan kaldırarak Anadolu'da üniter anlamda bir devlet kurmuştu. Osmanlı dönemindeki Kürt beylikleri modern anlamda bir federal devlet değil, merkezi idaresine bağlı, iç işlerinde özerk (muhtar) statüye sahip yarı otonom idari birimlerdi ancak bir federalizm söz konusu değildi.

Günümüz Almanya'sının adı, Federal Almanya'dır çünkü Otto von Bismarck, 19. yüzyılda dağınık haldeki Alman devletlerini tek bir çatı altında birleştirerek Alman İmparatorluğu'nu kurduğu için adı Federal Almanya'dır. Aynı dönemde İtalyan siyasi birliği, Piyemonte-Sardunya Krallığı öncülüğünde, Başbakan Kont Camillo di Cavour, lider Giuseppe Garibaldi ve Kral II. Victor Emmanuel tarafından Risorgimento adı verilen süreçte kurulmuştur ama bir federal devlet söz konusu değildir.

Türkiye Cumhuriyeti'ne gelince: Üniter (federal olamayan) bir yapıya sahip Osmanlı kalıntısı Trakya'nın bir bölümü ile Anadolu toprakları üzerinde kuruldu.

Türk ulusunun tanımı: Atatürk'ün tanımı ve Türkiye Cumhuriyet Anayasası'nın temel esaslarına göre: "Dil, kültür ve ulusal birlik duygusuyla birbirine bağlı, Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran ve sınırları içinde yaşayan vatandaşların tümüdür."

Atatürk'ün tanımına ve TC Anayasası'na göre Türk ulusu: "Dil, kültür ve ulusal birlik duygusuyla birbirine bağlı Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran ve sınırları içiinde yaşayan vatandaşların tümüdür. Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan, kaderini, sevincini ve kıvancını ortaklaşa paylaşan yurttaşların oluşturduğu siyasi ve toplumsal bir bütündür. Türkçe, Türk bireyleri arasındaki en temel anlaşma ve ortak kültür dilidir. Tarihsel ve manevi bağ ortak bir geçmişe, tarih bilincine ve gelecekte birlikte yaşama iradesine dayanır. Atatürkçü anlayışa göre ulus etnik köken ya da din ayrımı olmaksızın, vatandaşlık bağı ve ortak değerler etrafında kenetlenmiş bir halk tanımına dayanır.