Anadilde öğretim maval

Anayasa Türkçeyi resmi dil olarak tanımlıyorsa, DEM Parti'nin anadilde eğitim talebini hukuki değil siyasi bir mesele haline getirmek doğru mudur?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 3. maddesine dayanarak Türkçenin tek resmi dil olduğunu vurgulayıp, DEM Parti'nin Kürtçe anadilde eğitim talebini hukuksuz görmektedir. Bunu AB Katılım Ortaklığı Metni'nde yer alan kültürel haklar maddesine rağmen öne sürmesi, aynı belgenin nasıl yorumlanacağı sorusunu açık bırakıyor: Anayasa mı, uluslararası insan hakları metinleri mi öncelikli olmalıdır?

Maval, Türkçede yalan, uydurma, asılsız ve inandırıcı olmayan söz anlamlarına gelen argo bir kelimedir. Genellikle "maval okumak" deyimiyle birini oyalamak veya kandırmak amacıyla boş, tutarsız laflar etmek anlamında kullanılır. Kökeni Arapça "mawwal" (uzun hava, dilenci şarkısı) sözcüğüne dayanmaktadır.

Kelime ve deyim anlamı:

- Maval: Desteksiz atma, işkembe-i kübradan atma, martaval.

- Maval okumak: Yalan söylemek, boş konuşmak, kandırmaya çalışmak.

***

"Anadilde öğretim" konusunda birkaç eşek yükü yazı yazdım. Hadi benim yazılarımı okumaya tenezzül etmiyorsunuz (aklı olan okur, okumak zorundadır) bu konuda uluslararası kuralları da mı bilmiyorsunuz Konunun inatçılarına kaç kez "Türkiye'nin Sırat Köprüsü Açılım Masalı" (Tekin Yayınları, 2015, 2020) adlı kitabımı tavsiye ettim. Kitabın daha 24. sayfasında yer alan "Avrupa Birliği'nin 'Türkiye'nin Katılım Ortaklığı Metni'" alıntısı bu konuya nokta koymakta:

"Kültürel çeşitliliğin sağlanması ve kökenlerine bakılmaksızın bütün vatandaşların kültürel haklarının güvence altına alınması. Bu hakların kullanılmasını engelleyen her türlü yasal hüküm -eğitim alanındakiler de dahil olmak üzere- kaldırılmalıdır."

("Ensure cultural diversity and guarantee cultural rights for all citizens irrespective of their origin. Any legal provisions preventing the enjoyment of these rights should be abolished, including in field of education.")

"Kürtçü zevat bu metni okuyup ezberlerse iyi olur" diyeceğim ama bunun nafile olduğunu çok iyi bilmekteyim. Ama ben bu inadı bile bile Türkiye Cumhuriyeti Anayayasası'na başvuracağım:

Madde 3 - Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır. Milli marşı "İstiklal Marşı"dır. Başkenti Ankara'dır.

Madde 4 - Anayasanın 1'inci maddesindeki devletin şeklinin cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile 2'nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3'üncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.

Demek ki Türkiye Cumhuriyeti'nin resmi dili Türkçe imiş. Ve anayasaya göre bir başka dil bu ayrıcalığa, bu hakka ortak olamaz. Bu doğru ve gerçeği anlayıp bellememek için insanın akılsız olması gerekir.

Bu durumu bile bile DEM Parti milletvekilleri yeni çözüm süreci komisyonunun ortak raporundaki "Doğuştan gelen, dokunulamaz ve devredilemez nitelikteki, insan onurunun vazgeçilmez bir parçası olan temel hak ve özgürlüklerin tam ve eksiksiz kullanılmasının önündeki engellerin kaldırılması hedefiyle mevzuat gözden geçirilmelidir" (1) ifadelerini işaret ederek başta anadilde eğitim olmak üzere Kürtçenin kullanımı konusundaki taleplerini gündeme getiriyor. Milletvekilleri de anadilde eğitim ve Kürtçenin kamu hizmetlerinde kullanımı ile ilgili bakanlara soru önergeleri yöneltiyor. Bu kapsamda, anadilde eğitim konulu bir soru önergesini yanıtlayan Milli Eğitim Bakanı