Uzaylılar gelmeyecek, orası kesin...

Dünya haritasına göre Fiji ile Gazze arasındaki mesafe 16 bin kilometreden biraz fazla.

Güney Pasifik'teki bu ada ülkesi, Uluslararası Adalet Divanı'nda İsrail'in soykırım suçlamasıyla yargılandığı davaya, Tel Aviv lehine müdahil oldu.

İngiltere'nin sömürge döneminde demografik yapısı değiştirilen, yıllarca Hint kökenlilerin yönetimde olduğu bir yer Fiji.

Bağımsızlığını iki askeri darbeden sonra kazanabilmiş, nüfus yapısı halen karışık, her sömürge ülkesi gibi halkı acılar çekmiş bir ülke Fiji.

Böyle bir tarihçesi olan ülkeden normal şartlarda Gazze'de katledilen bebeklerin yanında yer almasını beklerdik.

Gücün hukuku, paranın vicdanı yendiği bir dünyada yaşıyoruz artık.

★★★

Netanyahu, saldırıların başladığı gün, bunun İran'a karşı son savaş olacağı fikrini savunuyordu, bugün en büyük savaş söylemine döndü.

Yine savaşın başladığı gün Netanyahu'nun söylemi rejimi değiştirmekti, bugün Ortadoğu'yu değiştirdik diyor.

Bir yanıyla haksız değil, Dubai artık bir yatırım ya da turizm cenneti değil, güvenli bilinen ülkeler tam bir ateş altında.

Aynı Netanyahu, 2025'te Hizbullah liderlerini öldürerek Lübnan sınırını tamamen güvence altına aldığını iddia ediyordu,

Bugün İsrail'de Lübnan'a karşı son 20 yılın en büyük kara harekâtının hazırlıkları yapılıyor, İsrail Ordusu Hizbullah'ı silahsızlandıracak uzun bir savaştan söz ediyor.

Zaferi sandıkta oya tahvil etmek isteyen Netanyahu'nun Ekim'deki seçimleri öne alması bekleniyordu, önceki gün açıklanan son ankette Netanyahu'nun partisinin oyları 2 puan geri gitti ama ultra Ortodoks ortaklarının oyları arttı.

Sadece İsrail'de değil, dünya genelinde bir sorgulama başladı.

Washington'daki Yahudi kuruluşları, Trump'ın savaşa Netanyahu tarafından ikna edildiği algısının sadece İsrail'i değil tüm Yahudileri zor durumda bıraktığına dair raporlar yazıp, açıklamalar yapmaya başladılar.

★★★

ABD'deki durum daha da kaotik.

Beyaz Saray'da şu an 3 güç çarpışıyor.

Bir yanda zafer ilan edilerek savaştan çıkılmasını isteyen ABD Hazine Bakanlığı ve Ulusal Ekonomi Konseyi var. Onlar Trump'a petrol şoku ve yükselen benzin fiyatlarının savaşa yönelik iç desteği hızla aşındırabileceği konusunda uyarılarda bulunuyorlar. ABD Genelkurmayı'nın kritik silah stoklarının hızla tükenmesi, ordunun riskli görevlere zorlanma ihtimaline dair itirazları var, onlar da hızla zafer ilan edilmesini ve savaştan çıkılmasını savunuyorlar.

Operasyonun sürmesi için Trump'a baskı yapan şahin kanatta Lindsey Graham ve Tom Cotton gibi Cumhuriyetçi senatörler ve Mark Levin gibi medya yorumcuları başı çeken isimler.

Üçüncü kanadın pozisyonu biraz daha farklı onlar, Ortadoğu'da uzun sürecek bir çatışmanın tarafı olmayalım baskısı yapanlar. Stratejist Steve Bannon ile televizyon yorumcusu Tucker Carlson bu konuda başı çeken isimler ve Trump'ın popülist tabanında etkili olmaları onlara güç sağlıyor.

Bu üç farklı sinyal, Trump'ın farklı mesajlarının da kaynağını oluşturuyor. Trump bir yandan piyasaları sakinleştirmeye çalışıyor, az kaldı diyor, diğer yandan operasyonun gerektiği kadar süreceğini söylüyor ve bazen de Ortadoğu'da uzun bir savaşta olmayacaklarını belirtiyor.

Bilinen gerçek ABD, artık rejimi yıkamayacağını fark etmiş durumda. Bilinen bir başka gerçek, Venezuela'da kısa sürede kazanılan zaferin verdiği özgüven İran tarafından bozulmuş durumda. Trump Yönetimi'ne karşı ABD medyası kadar dikkatli bir dil kullanan Russia Today, cuma günü artık ABD'nin dünyanın süper gücü olmadığını kabul etmesi gerektiğini belirten bir yorum yayınladı.

Gerçekten de ABD'nin sınırlı Patriot sayısını, aldığından 5 kat fazla Tomehawk füzesi ateşlediğini, TAHAAD füze sisteminde yılda 11 tane üretebildiğine dair bir sürü bilgiyi öğrendik.

Pekin askeri güç olarak ABD'yi geçmeden önce Pasifik'te Çin ile hesaplaşmaya hazırlanan bir ülkeden en önemli silahları kritik seviyeye gerilemiş bir ABD çıktı karşımıza. Beklenti, Trump Yönetimi'nin Senato'dan ek bütçe isteyeceği yolunda...

Kasım'da ABD'de ara seçimler var, Demokratların Temsilciler Meclisi'nde çoğunluğu alması demek, Mart 2027'de Trump görevde olacak mı olmayacak mı, onu bile belirsiz hale getiriyor. Eskiden dünyaya yön veren ABD şimdi kendi yönünü bulmakta güçlük çekiyor.