Savaş ve Barış...
Tolstoy'un en ünlü romanı...
Asırlar sonra bile dünya edebiyatının en önemli eserleri arasında sayılıyor.
Adını herkes bilir ama bin 700 sayfalık Türkçe tercümesini sonuna kadar okuyanların sayısı adını bilenler kadar çok değildir.
Milliyet bir gazete, edebiyat dergisi değil ama başlıkta adımıza Tolstoy'un adını bilerek ekledim.
Savaş ve Barış o güne kadar yazılmış tüm savaş romanlarından farklıdır, çünkü Tolstoy'un kendisi de bir savaş gazisidir.
Üstelik romanı yazmaya başlamadan önce Fransa'nın Rusya'yı işgali ve Kırım Savaşı'na dair hem Fransızca hem de Rusça eserleri incelemiş, savaşta yer almış insanlarla röportajlar yapmıştır.
Bu çabanın sonucu Savaş ve Barış'ı okuruna en çok bilgi veren roman haline getirdi.
Savaşa dair bölümlerdeki tasvir, Savaş ve Barış'ı o güne kadar yazılmış diğer tüm savaş romanlarından ayırır.
Tolstoy da Savaş ve Barış'ı bir roman değil, tarihi günlükler olarak tanımlar.
28 Şubat sabahından beri yaşadığımız savaşı, Milliyet olarak "Kim ne kadar füze attı, kim ne kadar füze tuttu savaşı" diye görmedik.
Sayılar ya da propaganda görüşmeleri yerine barışı zorlayacak koşulların üzerinde durmayı tercih ettik. ABD'nin yıllık 700 adet Patriot üretme kapasitesinden, 2024 ve 2025'te üretilen toplam 23 TAHAAD savunma füzesine kadar ABD'nin kritik cephaneliğine baktık. Hürmüz Boğazı'nın ekonomiye etkisini sadece ham petrolün varil fiyatı üzerinden görmedik, dünyada uçuşa geçen gübre fiyatlarının soframıza etkilerini mercek altına aldık.
Sosyal mühendislik başta olmak üzere çok sayıda espiyonaj faaliyetini de kapsayan ve dünya medyasında da kullanılmaya başlayan 5. Nesil Savaş tanımlamasını da bu süreçte okurlarımıza duyurduk. Milliyet olarak savaşın rutininden çok tüm alanların verdiği sinyalleri takibe devam edeceğiz.
■ Görünenin ardına bakma çabamız, 2025'te farklı kurumlardan en prestijli ödülleri almamızı sağlamıştı. 2026 da öyle başladı.Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başarı Ödülleri'ni kazananlar açıklandı. Arkadaşlarımız hem araştırma hem de çevre haberleri hem birinci sayfa hem de iç sayfa düzeniyle 4 kategoride ödül aldılar. Gelen her ödül işimizi daha da iyi yapmak için bizi motive ediyor. Bu sene farklı birinci sayfalarımız farklı jüriler tarafından ödüllendirildi. Görsel Yönetmenimiz Ersoy Diyar ve ekibi, haber birimlerimizin gösterdiği çabayı emekleriyle en okunur hale getiriyorlar. Bu sene iç sayfa düzeni kategorisinde ödülün sahibi olan Tülay Doğan da bu emeği veren isimlerden birisi. Muhabirimiz Çiğdem Yılmaz, haberleri televizyonlara en çok kaynak olan isimlerden birisi. Gazeteciler Cemiyeti'nin övgüye değer bulduğu "4 Taksitle Tetikçi" haberi de çok konuşulmuştu. İsmail Şahin'in çevre dalında ödül alan "Türkiye'nin Su Ayak İzi" dosyası, arşivden tekrar bulup okumanızı önereceğim bir dosya. İhtiyaçlarımızı karşılamak değil sadece mutlu olmak için alışveriş yapan halimizin çevreye maliyetini belki tekrar düşünürüz. Tüm arkadaşlarımıza emekleri için bir kez daha teşekkür ediyorum.
■ Beşinci Nesil Savaş tanımlamasını kullandığımız manşetimizde sosyal mühendisliğin yerinden söz ettik dedim ya, cumartesi akşamı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran'ın yaptığı konuşmada yurt savunmasının başladığı yer konusunda ilginç bir değerlendirme dinledim. Burhanettin Hoca, savunmanın, vatandaşların habere ulaştığı noktalardan başladığına dikkat çekti. Kağıt üzerinde güzel duran ama gerçekliği olmayan bir tespit değil bu. Aksine 10 yıl önce internetin sınırsızlığı ve evrenselliği konuşuluyordu, Çin'in ardından Rusya ve Hindistan da kendi kapalı devre internet dünyalarını kuruyorlar. Bunun sebebi açık, yalan ve dezenformasyon halen doğrudan daha hızlı yayılıyor. Siber güvenliğimizi sadece makinelerin hacklenmesi değil, beyinlerimizin ele geçirildiği noktadan ele almak ve yurt dışına akan milyarlarca dolarlık bütçeleri Türkiye içinde tutmak durumundayız.

16