- İSRAİL AÇISINDAN DURUM...
■ Kendi aramızda bu savaşı ABD mi kazanıyor, İran mı diye konuşuyoruz ya, bu savaşın kaybedenlerinden birisi kesinlikle İsrail.
Nasıl olur kısmını madde madde açıklayayım:
■ ABD Başkanı Trump'ı bu savaşa ikna eden İsrail algısı ABD'de de son derece yaygın. Kasım'daki ara seçimlerden önce Demokratlar ülkenin en büyük Yahudi lobi kuruluşundan bağış almamayı tartışıyorlar. Adaylar arası ön seçim yarışında İsrail ile iyi ilişkilere sahip olmak artık bir dezavantaj. Cumhuriyetçi cephede de İsrail için kötü haberler var. Trump'tan sonra Başkan Adayı olması beklenen JD Vance'in savaşlara soğuk baktığı bir sır değil. Jerusalem Post son 3 haftadır Vance'e ince ince saldıran yayınlar yapıyor. Ancak MAGA tabanı içerisinde de İsrail'in kuyruğuna takılmaktan mutlu olmayanların oranı giderek artıyor.
Ara seçimi, 2028 Başkanlık seçimini kim kazanırsa kazansın, ABD-İsrail ilişkilerinin orta vadede daha rasyonel hale gelecek.
■ İsrail'in bir diğer kaybı Avrupa. Gazze'deki soykırımdan sonra Avrupa ile yaşanan gerilim giderek büyüyor. Fransa-İsrail ilişkileri tarihinin en kötü noktasında. İspanya, Avrupa'nın yüz akı olma konumunu sürdürüyor. Soykırım utancı nedeniyle bağımsız siyaset üretemeyen Almanya sonuna kadar İsrail'in yanında ama Almanya'da hükümetten memnun olmayanların oranı yüzde 70'e yaklaştı. Almanya'da iktidara yakın olan AfD, İsrail'in her düzeyde ilişki kurmayı yasakladığı bir parti. Tel Aviv, AfD'nin anti-Semitik bir yapıya sahip olduğuna inanıyor. AfD'nin söylemi İsrail'e dost, İslam'a karşı ama parti içerisinde bu anlamda ciddi bölünmeler yaşandığı da biliniyor. İngiltere'de, İşçi Partisi milletvekilleri İsrail'e, Gazze ve Batı Şeria dahil saldırgan politikalarından dolayı ağır yaptırımlar içeren bir yasa teklifini mart başında Parlamento'ya sundu. İsrail'in AB içerisindeki en sıkı müttefiki Yunanistan bile Batı Şeria'daki işgal konusunda Tel Aviv'in hoşuna gitmeyecek cümleler kuruyor. Tüm bunlara bir de ırka yönelik idam cezası yasası eklendi. ABD ile köprüleri atan Avrupa, tarihinde ilk kez İsrail'e karşı beklenmedik adımlar atmayı tartışır hale geldi. Güney Afrika'daki beyaz azınlık üstünlüğü döneminden sonra "Aparthead rejim" lafı ilk kez İsrail için kullanılıyor.
■ İsrail'in sadece siyasi kayıpları değil askeri kayıpları da var. Mesela aşılmaz sanılan çok katmanlı hava savunma sistemi efsanesinin sonsuz olmadığı ortaya çıktı. Arrow füze stokları çok azaldığı için Davud Sapanı ve Demir Kubbede yapılan yazılım güncellemeleri İsrail şehirlerini korumakta yetersiz kaldı. Daha önemlisi askerlik yapmayan Haridilere sağlanan imtiyazlar ülkenin diğer sosyal katmanlarında giderek öfkeye dönüşmeye başladı. İsrail'in kendi içerisinde yaşadığı kopuşlar giderek artıyor...
- İRAN AÇISINDAN DURUM...
■ İran, İsrail-ABD saldırısına karşı askeri bir zafer kazanmadı, aksine ülke ciddi zararlar aldı.
Buna karşın siyasi açıdan zafer Tahran'ın oldu. Birincisi rejim yıkılmadı, ikincisi muhalif sesler tamamen sustu. İran'ın geçen sene yaşanan 12 gün savaşından dersler çıkaran ve hazırlık yapan bir devlet aklına sahip olduğunu tüm dünyaya gösterdi.
■ İran'ın ülke içerisindeki kayıpları kadar Körfez ülkeleriyle yaşadığı kopuş da önemli. Biz meseleye İran'ın savaştan sonra vurduğu yerler olarak bakıyoruz ama Körfez'deki asıl soru, İran'ın vuracağı hedefleri ne zaman belirlediği ve ne zaman hazırlık yaptığı sorusu. Genel algı İran'ın bu hedefleri savaş başlamadan belirlediği ve savaş başlamadan hazırlık yaptığı yolunda. Körfez sokaklarında durum daha da karmaşık. ABD üslerine yönelik saldırıları görece anlayışla karşılayan Körfez ülkelerinin halkları enerji hedeflerine yönelik saldırılara aynı anlayışla yaklaşmıyorlar. Bu da İran'a ve Körfez ülkelerinde yaşayan İran vatandaşlarına yönelik şüpheli bakışları arttıran bir unsur olarak dikkat çekiyor.
■ Bir de savaş sonrası İran senaryosu var. Batılı medya organlarında Devrim Muhafızları Komutanlığı ile Cumhurbaşkanı arasında savaşı yönetmek konusunda bir güç mücadelesi yaşandığı yazılıp, çizildi. Dezenformasyon olabilir mi, ihtimal dahilinde. Ancak savaştan sonra daha radikal bir İran tablosu karşımıza çıkabilir. Reform yanlılarının siyasi mücadelesi gelecekte daha da zorlaşabilir.
- ABD VE TRUMP AÇISINDAN DURUM...
■ ABD ile Başkan Trump'ın kazandıkları ve kaybettikleri ayrıştırılabilir mi Geldiğimiz nokta ayrıştırılabileceğini söylüyor.
■ ABD'nin savaş sahasında vurduğu hedef ya da sorti sayısının bir önemi kalmadı.Siyasi hedefleri belirsiz, gerekçesi kimseyi tatmin etmeyen İran savaşı, Amerika'nın dünya sahnesindeki liderliğinin ve yeteneklerinin tartışılmasına neden oldu. Bu Trump'tan çok ABD'nin kaybı.
■ Süper güç olmak savaş makinesinden çok doğru projeksiyonu yapmak ve ona göre strateji belirlemekle olur ya, tüm hesaplarını İran'ın hızla teslim olacağına göre yapan ve yanılan bir "Süper Gücün" son kullanma tarihi yaklaştı diye konuşulması sürpriz değil.
■ İki dünya savaşına da katılan ABD, tarihinde ilk kez Avrupa ile tamamen koptu. Trump'ın vergi tarifeleri ve Grönland krizinin gerdiği ilişkiler, İran'a yönelik saldırıda ABD'nin aradığı desteği bulamadığı noktaya geldi. Washington'dan yükselen NATO'dan çekilme, Ukrayna'ya silah sevkiyatını durdurma tehditleri krizi AB-Trump krizinden Avrupa-ABD krizine çevirdi. Rusya'dan çok korkan Avrupa için Rus petrolüne yaptırımların kaldırılması not edilen bir başka sorunlu başlık. Tüm bunların ardından Washington Avrupa için artık sırtını rahatlıkla yaslayacağı bir müttefik olmaktan çıktı. Avrupa köprüyü geçinceye kadar ABD'ye dayı demeye devam edecektir ama ABD 'siz bir güvenlik arayışı artarak sürecektir.

20