Yazar, İsrail anketlerinde Netanyahu'nun muhalefete karşı kaybetmesinin Trump'ın ateşkes kararlarından kaynaklandığını iddia ediyor. Bu argümanını, ABD Başkanının Lübnan ateşkesini Netanyahu'ya dayattığı ve sınır bölgesi halkının 'hainlik' hissiyatı yaşadığı örnekleriyle destekliyor. Ancak Netanyahu'nun seçim kaybının asıl sebebinin, başarısız askeri hedefleri ve halka yanlış ümitler satması olduğunu belirtirken, bağımlı devletlerin savaş kararlarını gerçekten kimler belirler sorusu cevapsız kalıyor.
İsrail'de son 3 haftadır yapılan kamuoyu yoklamaları aynı sonucu veriyor, Netanyahu ve suç ortakları 49 sandalyede kalırken, muhalefet bloğu 61 sandalye kazanıyor. Bu rakam önemli zira İsrail Meclisi'nde 120 sandalye var ve hükümet olmak için en az 61 sandalye gerekiyor.
Sandıktan da bu sonuç çıkarsa Netanyahu'nun siyasi hayatı fiilen bitmiş olacak.
28 Şubat'ta İran savaşı başladığında Netanyahu'nun seçimleri kazanmayı garantilediği düşünülüyordu.
Evdeki hesabın çarşıya uymamasına neden olan, Netanyahu'yu fiilen bitiren kişi bizzat ABD Başkanı Donald Trump oldu.
★★★
Ayrılmaz ikili gibi gözükseler de Trump, Lübnan Ateşkesi kararıyla Netanyahu'yu beşinci kez istemediği bir pozisyona soktu.
Gazze'de sağlanan ateşkes, Netanyahu'nun Katar'ı arayarak Hamas liderlerine yönelik füze saldırısı nedeniyle özür dilemek zorunda kalması, İran'da geçen haziranda ve bu nisanda ilan edilen ateşkes ve en nihayetinde Lübnan ateşkesi.
Trump sadece ateşkes ilan etmekle kalmadı, Netanyahu'dan Lübnan Cumhurbaşkanı Aoun ile telefonda konuşmasını istedi.
İsrail Başbakanı bunu da kabul etti ama Lübnan Cumhurbaşkanı konuşmayı kabul etmedi.
Netanyahu'ya en ağır darbe yine Trump'tan, bu kez sosyal medya hesabından geldi. ABD Başkanı aynen şunları yazdı:
"İsrail artık Lübnan'ı bombalamayacak. ABD tarafından bunu yapmaları YASAKLANDI. Yeter artık!!!"
★★★
Önce Ukrayna şimdi de İsrail, başka ülkelere bağımlı olanların savaşlarının ne zaman biteceğine kendileri değil bağımlı oldukları karar verir.
Lübnan ateşkesi Netanyahu'ya ciddi oy kaybettirecek gibi duruyor.
İsrail medyası son iki gündür Lübnan sınırında yaşayanların "İhanete uğradık" mesajlarını yayınlıyor aralıksız.
Tepki gösterenlerin bir kısmını da yazayım, Ön Cephe Toplulukları Forumu, Metula Belediye Başkanı, Merom HaGalil Bölge Konseyi, Moşav Margalit Belediye Başkanı diye liste uzayıp gidiyor.
Dedim ya, Trump, ortak girilen bir savaşta tek belirleyici olarak İsrail'e ne yapacağını ve ne yapamayacağını söylüyor ve bu da Netanyahu'nun sonunu getirmeye yarıyor.
★★★
Trump, Netanyahu'nun sonunu getirirken ona en büyük yardımı aslında yine Netanyahu yapıyor.
Netanyahu bugüne kadar halkının önüne hep büyük hedefler koydu, İsrail'in ancak kendi liderliğinde hayatta kalabileceği fikrini aşıladı.
Mesela Macaristan'da iktidardan düşen Başbakan Orban, Netanyahu'yu misafir edebilmek adına Uluslararası Ceza Mahkemesi'nden ülkesini çektiğinde, Netanyahu ve suç ortakları bunun ilk adım olduğunu, başka Avrupa ülkelerinin de mahkemeden çekileceklerini iddia etti.
Sonuç, Macaristan'da iktidar değişti ve yeni Başbakan, Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne geri döneceklerini açıkladı.
Hayal tüccarı Netanyahu şimdi ülke medyasının eleştiri oklarının hedefi durumunda.
Ne İran'da rejimi değiştirebildi ne Gazze'deki soykırımı tamamlayabildi ne Hizbullah'ı etkisizleştirebildi ne de ABD ve Avrupa'nın İsrail'den uzaklaşmasını durdurabildi.

19