Yazı, Netanyahu'nun İsrail'deki siyasi tasfiyesinin yakında gerçekleşeceğini öne sürmektedir. Bunu Hamas-Hizbullah silahsızlandırması vaatlerini yerine getirememesi, 3 yıllık savaşın sonuçsuz kalması ve ABD desteğinin kaybedilmesi gibi somut başarısızlıklarla gerekçelendirir. Ancak gerçek soru şudur: Netanyahu sonrası İsrail yönetimi bölgesel işbirliğine gerçekten açık olacak mı, yoksa kamuoyun savaş taraftarı tutumu yeni hükümetleri de aynı politikalara zorlayacak mı?
28 Şubat'ta, İran'a yönelik saldırısı başladığında "Netanyahu, İsrail'deki seçimleri garantiledi" diyorduk.
Bugün 27 Nisan ve İsrail, Netanyahu sonrası dönemi tartışıyor.
Önce Netanyahu'yu bitiren sebepleri sıralayayım:
■ Barış görüşmelerinin İsrail'i tanımayan Pakistan'da yapılması ve Tel Aviv'in masada olmaması, İsrail kamuoyunda ciddi biçimde tartışılıyor.
■ En büyük tartışma konusu, Netanyahu'nun vaatleri ve mevcut tablo arasındaki fark. İsrail medyası Netanyahu'nun Hamas ve Hizbullah'ın tamamen silahsızlandırılması, İran'da rejimin çökmesi vaatlerinin tekini bile yerine getiremediğini yazıyor. Yorumların yoğunlaştığı alanlar şöyle: Ülke 3 yıldır savaşta, ordu tarihinin en fazla yıprandığı dönemini yaşıyor, disiplinsizlik vakaları katlanarak artıyor, üst düzey subaylar toplu halde istifa ediyor. Harcanan para 65 milyar şekel (Yaklaşık 22 milyar dolar) ve ortada bir başarı yok.
■ Son dönemde üzerinde daha fazla durulan diğer konuysa, ABD'deki kamuoyunun ve Demokratların desteğinin kaybedilmiş olması. Muhalif çizgideki çeşitli gazetelerde Trump'ın da Netanyahu'dan hızla uzaklaştığına dikkat çekiliyor. İsrail'in iyi eğitim almış gençlerinin başka ülkelere artan göçleri de bir başka rahatsızlık konusu.
■ İsrail, kamuoyu anlaşmasına ihtiyacı olan ABD Başkanı Trump'ın kısmi bir anlaşmaya varması ihtimalinin faturasını da Netanyahu'ya kesmiş durumda. En korktukları senaryo, Hürmüz Boğazı'nın kademeli olarak açılması karşılığında İran'ın dondurulan mal varlığına kavuşması, yaptırımların kalkması, Tahran'ın bölgesel statüsünün fiilen tanınması gibi bir senaryo, İran'ın zenginleştirilmiş uranyum stoğunun seyreltilmesi ya da başka ülkeye taşınması pazarlıkları ve Tel Aviv'in tamamen devre dışında olması; bu korkuyu Netanyahu'ya karşı öfkeye çevirmiş durumda.
■ Peki bunca rahatsızlık Netanyahu'nun tasfiyesi konusunda somut bir adıma dönüşecek mi Bu sorunun cevabı artık evet.
'LİKUD B' ARAYIŞLARI BAŞLADI:
Cuma gecesi İsrail'deki siyasi tabloyu değiştirecek bir gelişmenin haberi yayıldı. Eski Maliye Bakanı Kahlon, Dışişleri Bakan Yardımcısı Haskel, hali hazırda bakan olan eski diplomat Erdan ve Likud Milletvekili Edelstein, yeni bir siyasi partinin temel ilkeleri konusunda anlaşmaya vardılar. Henüz liderin kim olacağı kesinlik kazanmadı ama iktidarın büyük ortağı bir partinin içerisindeki bu tablo Netanyahu için son demek anlamına geliyor.
BİR BAŞKA İSRAİL HAYALİ...
Sadece siyasetteki hareketlenme değil, İsrail'in aklı başındaki insanlarının yorumları da yeni dönem için önemli ipuçları veriyor.
Bunlar içerisinde en dikkat çekici olan yorum, İsrail'in bölgesel çatışma politikasını terk edip, ABD ve Avrupa ülkeleriyle koordinasyon içerisinde Orta Doğu'daki ülkelerle iş birliğini geliştirmesi tavsiyesi. Bunun için sadece hükümetin bakışının değişmesinin yeterli olmadığı, kamuoyunun da bakış açısının değiştirilmesi gerektiği değerlendirmesi var.

24