Milliyet ve kaçan balık

- 8 Eylül'de Milliyet'in diplomasi muhabiri Asena Yatağan, Ankara'daki Venezuela Büyükelçiliği'ne başvuruda bulundu. ABD'nin Karayipler kuşatmasına yeni başladığı, Karakas'ta halka savunma eğitimlerinin verilmeye başladığı zamana denk gelen başvuruda Venezuela Devlet Başkanı Maduro ile röportaj talebimizi ilettik.

- Başvuruyu yaptık, bir süre cevap bekledik. Ekimin son haftasında ABD'nin Karayipler'deki savaş filosundaki artış dikkatimizi çekti, tekrar sorduk. Bizim için alarm zillerini çaldıran gelişme ülkesindeki rejimin değişmesi için Washington'a çağrı yapan muhalefet lideri María Corina Machado'nun Venezuela'dan çıkarıldığı Altın Dinamit Operasyonu oldu.

- Bu operasyonu yapan Grey Bull, savaş bölgelerinde adını çok duyduğumuz bir ABD sivil kuruluşu. Sivil işin şekli yanı; yoksa eski askerlerden oluşan, Afganistan, Suriye, Irak dahil savaş bölgelerinde göreve yollanmış bir yapı bu. CIA'in taşeronu gibi tanımlasak hata yapmayız. ABD'de CBS Televizyonu'nda Machado'nun nasıl kaçırıldığını anlatan kurum yetkilisi çok çarpıcı cümleler kurdu. En önemlisini buraya alıyorum: "Venezuela'daki olası operasyonlara hazırlanmak için aylardır Venezuela ve komşu Aruba adası da dahil olmak üzere Karayipler'de varlığımızı güçlendiriyoruz."

- Röportajın ilerleyen bölümlerinde olası bir askeri operasyon sırasında ülkedeki ABD vatandaşlarının çıkarılmasının öneminden söz ediliyordu. Eski askerlerden oluşan bir grubun Aruba'da silahlarıyla üstlenmesi hem çok ciddi maddi kaynağa hem de Hollanda'ya bağlı olan Ada'da siyasi bir korumaya işaret eder. Haritaları açıp baktık, Venezuela'ya yaklaşık 30 kilometre mesafede böyle bir örgütlenme sadece sürat teknelerini vurmak için oluşturulmaz. O günden beri Ankara'daki elçiliğe açtığımız telefonların sayısını arttırdık ama bir sonuç alamadık. Mesleğin cilvesi, bazen geleni görür, elinizden geleni yapar ama hayalini kurduğunuz gazeteciliği yapamazsınız. Kaçan balık büyük balık olur sözü doğru yani.

- ABD'nin kaçırdığı Devlet Başkanı Maduro'dan bir demokrasi kahramanı portresi çıkmaz ama konuya bakmamız gereken yer uluslararası hukuk. Arkadaşlarım dün, bu konuda konuşmaya en yetkin isimlerle, Türkiye'nin eski BM Daimi Temsilcileri ve uluslararası hukuk dersi veren akademisyenlerle konuştular. ABD'nin yaptığı uluslararası hukuku tamamen çiğnemek anlamına geliyor. Manşeti atarken çok düşünmedik, Karayip Denizi geçmişte korsanlarıyla ünlü bir denizdi. Filmi de yapıldığı için akıllarda kalan bir isimdi, Karayip Korsanı diye manşetimizi attık ve yürüdük.

- Gerçekçi tavrımızı koruyoruz, bu korsanlık eylemi nedeniyle ABD herhangi bir yaptırıma uğramayacak. Panama'yı işgal ettikleri dönemde bile kuru bir kınama kararından başka şey olmamıştı. Buna karşın ekonomik olarak zor şartlarda yaşayan Venezuela halkı için yakın gelecek biraz daha zor ve belirsiz olacak.

- Bu ABD'nin arka bahçesi olarak gördüğü alanlardaki ilk yasadışı eylemi değil. Herkesin aklında CIA muhbiri olan Panama lideri Manuel Noriega'yı yakalamak için 36 yıl önce gerçekleştirdiği işgal var. Oysa biraz daha gerilere gitmek lazım.1973'te Şili'nin sandıktan çıkan sosyalist Cumhurbaşkanı Salvador Allende, CIA destekli bir askeri darbe sonucu devrilmiş, Genelkurmay Başkanı Pinochet'in 8 yılı tam askeri diktatörlükle geçen ve 1990 yılına kadar süren ülkeyi yönetme dönemi başlamıştı. O darbenin arkasındaki güç CIA; arkasındaki akılsa dönemin Ulusal Güvenlik Danışmanı Henry Kissinger'dı. Darbeden sonra binlerce insan kaybedildi, yargısız sokak infazları yapıldı. ABD, kendisine bağlı bir rejim olduğu için tüm yaşananları görmezden geldi. Eğer Maduro, ABD'ye bağlılığını sunmuş olsaydı, bugün halen görevinin başındaydı...