Bir sanal medya şirketinin kullandığı algoritmalar savaş çıkarabilir mi
Evet çıkarabilir, geçmişte çıkardı hatta etnik "temizlik" suçlarının merkezine de oturdu.
Arakan Müslümanları, Myanmar Ordusu'nun yaptığı etnik temizliğe katkıda bulunan nefret söylemini engellemediği gerekçesiyle ABD'nin Kaliforniya Eyaleti'nde, META aleyhine 150 milyar dolarlık tazminat savası açtı.
Facebook, Instagram ve WhatsApp'ın sahibi olan META'nın Londra Ofisi'ne yapılan bir diğer başvuruda Burma'da Arakan Müslümanlarından, "köpekler", "kurtçuklar" diye tanımlayan, Arakan Müslümanları için "öldürün", "tecavüz edin" çağrıları yapan paylaşımların engellenmediği, şirketin Burma dilini bilen sadece iki personel istihdam ettiği ve yaşananlardan sorumlu olduğu, mağdurlara tazminat ödemesi gerektiği belirtiliyordu.
Bu tek örnek değil.
Eski Facebook çalışanı Frances Haugen, ABD'de yayımlanan Wall Street Journal gazetesi ve ABD'de yayın yapan CBS Televizyonu'na, BBC World'e çok önemli belgeler sızdırdı, ciddi itiraflarda bulundu.
2021'de sızdırılan iç yazışmalara göre Facebook, Etiyopya'nın platform üzerindeki nefret söylemi ve şiddet çağrıları için en riskli ülkelerden biri olduğunu bilmesine rağmen, Hükümet ile Tigray Halk Kurtuluş Cephesi arasındaki iç savaş sırasında silahlı grupların, nefret söylemi yaymak ve etnik şiddeti körüklemek için Facebook'u aktif bir savaş alanı olarak kullanmalarına izin verdi. Daha da beteri Facebook algoritmaları bu gerilimi düşürmek yerine etkileşimi artırdığı için kışkırtıcı içerikleri öne çıkarttı.
Sırf bu sebepten dolayı META aleyhine 2 milyar dolarlık tazminat davası açıldı.
Ocak 2023'te Kamboçya Başbakanı Hun Sen'in, Facebook sayfasında yayınlanan konuşmada muhalifleri dövmekten, evlerine tetikçiler yollamaktan söz ediliyordu. Tüm çağrılara rağmen META bu videoyu kaldırmadı, 6 muhalif politikacı, motosikletli, kasklı saldırganların hedefi olduktan sonra videoyu yayından sadece bir süre için kaldırdı sonra tekrar yayımladı.
META'nın algoritmaları, nefreti yaysa, etnik temizliğe neden olsa bile, en fazla etkileşimi almaya ayarlı.
★★★
Bu algoritmalar şimdi nerelerde çalışıyor sorusunun cevaplarından birisi de Kıbrıs.
Son 3 aydır Facebook'ta faşist Rumların, Türkleri öldürmekten, denize dökmekten söz eden paylaşımları ve o paylaşımların altına Türklerin yazdıkları yorumlarla birlikte müthiş bir sanal savaş yaşanıyor.
Bize "köpek" diyen, "Tarihte medeniyete ne katkınız var ki, barbarlar" yazabilen faşist ELAM üyelerinin de Rum Kesimi'nin Washington Büyükelçisi'nin "Türkiye ekonomisi geriye giderse, Ada'da istediklerimizi alabiliriz" saçmalıklarını da okuyorum.
Bunları okuyan sadece ben değilim yorumlara bakınca bir sürü Türk vatandaşının da okuduğunu görüyorum.
Konuyu biraz açayım, Kuzey Kıbrıs'ta uzun yıllar boyunca yaşadım, Ada'da çözümü savunan tanıdıklarım, her görüşten meslektaşlarım arkadaş listemde, Rumların komünist partisi sayılabilecek AKEL Türkçe Hesabı gibi faşist olmayan hesapları da takip ediyorum...
Gariptir son 3 aydır arkadaşlarımın ya da takip listemdekilerin paylaşımlarını bir kere görüyorsam, Türklere hakaret eden paylaşımları bin kere görüyorum.
Bu nasıl olabiliyor diye düşününce buldum, Haziran'da bize hakaret eden sümüklü bir faşiste yorum bölümünde tarih anlatmış, Ada'daki Türklere yönelik en ufak bir saldırı olması durumunda sonuçlarının tahmin edemeyecekleri kadar ağır olduğunu yazmıştım.
Belli ki bu itişmeyle beraber algoritmanın ilgi alanına girdim ve o günden beri sadece ELAM faşistlerinin mesajları karşıma çıkıyor.

27