Yazar, Türk Dışişleri Bakanı'nın Yunanistan-İsrail ilişkilerini eleştirmesini haklı bularak, bu ittifakın Atina için ahlaki ve stratejik bir hata olduğunu savunmaktadır. Gazze soykırımı ve İsrail'in yayılmacı politikaları karşısında NATO-AB üyesi bir ülkenin Tel Aviv'e yakınlaşmasının, Mısır, Lübnan ve Suriye gibi bölge ülkelerine zarar verebileceğini ileri sürmektedir. Peki, ekonomik çıkarlar ve güvenlik endişeleri karşısında Yunanistan'ın ahlaki duruşunu fedai etmesi normal bir devlet davranışı mı, yoksa uluslararası sistemin bir başarısızlığı mı?
"Türk Dışişleri Bakanı, Yunanistan'ı İsrail konusunda Avrupa'nın genel görüşünden farklı göstermeye çalışıyor."
Atina'nın bu değerlendirmesini dün Kathimerini'de okudum.
Bu yorumu gazeteye yapan kimse belli ki Başbakan Miçotakis'ten pek de hoşlanmıyor.
Hoşlansa yorumunu güçlendirmek için Yunanistan Başbakanı'nın İsrail'in Lübnan operasyonunu eleştiren açıklamalarını hatırlatmazdı.
Yorumu yapanın unuttuğunu ben hatırlatayım, Başbakan Miçotakis, Ankara ziyaretinde Batı Şeria'daki işgale karşı da cümleler kurdu.
Bu eleştirilerde bir sorun yok ama Avrupa'nın İsrail'i taşıyamadığı nokta bebeklerin, çocukların, kadınların katledildiği Gazze Soykırımı mı değil mi
Ya da Avrupa Birliği'nin, Yunanistan'ın İsrail ile kurduğu ortaklığı fark etmek için Türkiye'nin açıklamalarına mı ihtiyacı var
Başta da söyledim ya, bu açıklama Başbakan Miçotakis'in pozisyonunu kuvvetlendiren bir açıklama değil.
Brüksel'in desteğine sahip Macaristan'ın yeni Başbakan'ı, görevi devir aldığı Orban'ın Netanyahu'ya yaptığı davetin geçerli olduğunu ama Netanyahu'nun Budapeşte'ye geldiği takdirde tutuklanacağını açıkladı.
Fransa ile İsrail arasındaki ilişkilerin tarihteki en kötü dönemi yaşanıyor.
Böyle bir dönemde, Yunanistan'ın İsrail ile kurduğu ittifakın sorgulanması Atina'yı şaşırtmamalı...
★★★
Yunanistan, Güney Kıbrıs ve İsrail...
Bu üçlü uzun zamandır ekonomik ilişkiler adına toplantılar yapıyorlar. Türkiye için bu toplantılar dışlayıcı yanı eleştirilen toplantılardı.
Ancak konu 3'lü bir askeri ittifaka döndüğü an işin rengi değişti.
Kimse bu ittifakın sadece Türkiye'yi rahatsız ettiğini düşünme hatası yapmamalı.
Doğu Akdeniz'e kıyısı olan, İsrail yayılmacılığının direkt hedefindeki ülkeler bu askeri ittifaktan son derece rahatsızlar.
Onların şu an kamuoyuna açıklamalar yapmamış olması, rahatsızlıklarını Türkiye ile paylaşmadıkları anlamına gelmiyor.
İsrail'in, NATO ve AB üyesi Yunanistan'ı çekmeye çalıştığı nokta sadece Türkiye ve bölge ülkelerinin tartışma konusu değil.
Kathimerini Yayın Yönetmeni Papachelas'ın 5 Ocak'ta kaleme aldığı ve İsrail ile ilişkilerin getirdiği riskleri sorguladığı yazısı arşivde duruyor.
Papachelas, işin sadece siyasi ikilemlerden değil, Gazze soykırımı yüzünden ahlaki ikilemlerinden de söz etmiş, AB'nin İsrail konusundaki tutumuna dikkat çekmişti değil mi
Dün de, Ta Nea'da Profesör loakimidis'in yazdıkları bir ders niteliğindeydi.
Profesörün, İsrail'in parya devlet olarak algılandığı bir dönemde ilişkilerin en üst seviyeye çıkarılmasına dair yazdıkları ve "İsrail ile askeri ittifak kurmak son derece tehlikeli bir durumdur" ana fikrini kim görmezden gelebilir
Yunanistan'ın menfaatlerini düşünen insanların onca yıllık tecrübeleriyle söyledikleri üzerinde Atina'nın mutlaka düşünmesi gerekir.
★★★
Bu üçlü ittifak en çok kimin işine yarıyor sorusuna da cevap arayalım:

23