İnsanlığın en büyük krizine doğru...
Dünya bir petrol krizinin eşiğinde iken, İran'a destek göstermek yetmez—Türkiye kendi çıkarlarını hesaplamadan mı hareket ediyor?
Yazar, Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim nedeniyle başlayan petrol ürünleri krizinin küresel üretimi felç ettiğini, gıdadan ilaçlara tüm sektörleri tehdit ettiğini anlatıyor. İran'a karşı dayanışma hissi taşırken, Tahran'ın Türkiye'ye karşı uzun yıllar izlediği destabilizasyon politikalarını görmezden gelmenin yanlış olduğunu savunuyor. Peki, küresel bir krize karşı realpolitik çıkarlarını gözardı etmek hangi devlet için akılcı bir strateji olabilir?
Güney Kore'de insanlar panik halinde çöp poşeti satın alıyorlar.
Japonya'da hemodiyalizde kullanılan plastik tüplerin yetersizliği nedeniyle böbrek yetmezliği olan hastaların tedavi süreçleri risk altında.
Malezya gibi tıbbi eldiven üretiminde önemli bir nokta olan ülkede kauçuk lateks üretiminde kullanılan bir petrol yan ürünü tedarik edilemiyor.
Tayvan'da pirinç üreticileri, vakumlu poşet bulamadıkları için fiyatlarını arttıracaklarını açıkladılar.
Hindistan'da pet şişe su fiyatları fırlamış durumda. Dünyanın en büyük prezervatif ihracatçılarından biri olan ülkede üretim durma noktasında.
Çin'de kumaş üreten fabrikalar polyester yonga fiyatlarının yüzde 50 arttığını söylüyorlar.
Üretim, ambalajlama ve şişelemede petrol türevleri kullanan bira, makarna, cips, oyuncak, kozmetik üreticileri son stoklarını harcıyorlar.
Pandemi döneminde parası olan aşıları alabiliyor, bedeli fakir ülkeler ödüyordu, şimdi parası olanın da ürün bulamadığı bir döneme geldik.
İlk şok yükselen fiyatlardı şimdi fiyata rağmen ürün bulamama riski var, bu dünyanın önemli spor ayakkabı üreticilerini de kapsıyor.
Asya'da üretimin yaşadığı kriz Batı'da arz problemlerine yol açmaya aday ve yapılabilecekler de çok sınırlı.
Uzmanlar plastikte geri dönüşümün tüketime oranla çok sınırlı olduğunu, dönüştürme işlemlerinin maliyetinin 7 kat pahalı olduğunu söylüyorlar.
En kötü olan bilgi şu, savaş bugün bitse ve Hürmüz Boğazı yarın açılsa bile fiyatların ve üretimin normale dönmesi aylar sürecek.
Yaşanan krizin bir sonraki adımda tehdit edeceği sektörler de belli, mobilya yapıştırıcıları, makineler için endüstriyel yağlayıcılar ve boya ve temizlik işlemlerinde kullanılan çözücülerin üretimini yapan firmalardan yakında imdat sesleri yükselecek.
Gübre hammaddesi konusunda yaşanan fiyat artışından cüzdanımızın ve soframızın ne kadar etkileneceğini hasat zamanında daha net göreceğiz.
ABD Başkanı Trump'ın sonuçlarını hesaba katmadan, İsrail'in peşine takılarak başlattığı bir savaşın bedelini tüm dünya birlikte ödüyoruz.
Trump'ın İran'ı taş devrine döndürme tehdidi ne kadar gerçekleşir belli değil ama Asya ve Afrika'da 1929 buhranının yoksulluğu ve 1973'ten sonra başlayan enerji krizinin daha beterinin yaşanmaya başladığının işaretleri gelmeye başladı işte.
Bir narsist ve bir soykırımcının ittifakı dünyaya tahminimizden çok daha büyük bir zarar veriyor...
İran'dan çok İrancı olmak...
Haksızlığa uğradığı, egemenlik haklarına saygı duyulmadığını düşündüğümüz, orantısız bir gücün saldırısına uğramasına üzüldüğümüz bir İran var.
İçimizdeki ezilenden yana olma duygusu, bölgenin kaderinin İsrail'e terk edilmemesi gerektiği yolundaki düşünce, İran'dan yana durmamızı sağlıyor.
Zurna tam da bu noktada garip sesler çıkarmaya başlıyor.
Ekranda, gazetede, İran'ın savaşta mağdur olduğunu ama Tahran'ın bugüne kadar izlediği Türkiye politikalarında da eleştirilecek çok yan olduğunu söylediğiniz an küfür, tehdit ve Siyonist suçlamalarına hedef oluyorsunuz.

20