Hepsinden daha Amerikalı ve ölü...

ABD Başkanı Donald Trump, baba tarafından Alman, anne tarafından İskoç kökenli.

İlk evliliğini yaptığı Ivana Trump, Çekya doğumlu bir kayak sporcusuydu.

Trump'ın, 3. ve şimdiki eşi Melania Trump, Slovenya doğumlu,

Trump'ın büyük oğlu Donald Trump Jr. ile evli olan yani gelini Vanessa Kay Trump, Danimarka kökenli bir aileden geliyor.

Trump'ın diğer oğlu Eric Trump'ın eşi Lara Lea Yunaska, dede tarafından Slovak kökenli.

Başkan Yardımcısı Vance'in eşi Usha, Hint kökenli bir aileden geliyor.

ABD Dışişleri Bakanı Rubio, Küba kökenli bir aileden geliyor, eşi Jeanette da Kolombiya kökenli.

★★★

37 yaşında ICE Polisi'nin kurşunuyla ölen Renee Nicole Good, yukarıdakilere göre safkan Amerikalı.

İlk eşi Nicole'ün gençliğinde misyoner faaliyetlere katılan bir Hıristiyan olduğunu anlatmış, en az yukarıdakiler kadar dindar yani.

Bir diş hekiminin asistanlığıyla başlayan kariyerinde anne olduktan sonra üniversite bitiren, Şairler Akademisi'nden lisans ödülü kazanmış birisiydi o yani yukarıdakiler kadar Amerikan rüyasının sembolüydü.

İkinci eşini geçen sene kanserden kaybetmiş genç bir kadındı o.

İlk eşinden olan iki çocuğu annesiz ikinci eşinden olan 6 yaşındaki çocuğu hem annesiz hem de babasız kaldı şimdi.

Cuma gecesi CNN Türk yayınında Trump'ı seyrettim, en ufak bir üzüntü belirtisi göstermedi, aksine öldürülen kadının normal olmadığını söyledi, aracını ICE Polisi'nin üzerine sürdüğünü iddia etti.

Bir gördüklerimiz bir de Trump'ın söyledikleri var ortada.

Trump, gördüklerimize değil kendisine inanmamızı bekliyor, ne Narsisizm ama...

★★★

Asıl inanılması güç olan şey, ABD sokaklarındaki insan avının dayandığı yasa.

1798'de Fransa'yla savaş ihtimaline karşı çıkarılan, en son 2. Dünya Savaşı sırasında ABD'de yaşayan yüzbinlerce Japon, Alman ve İtalyan vatandaşının toplama kamplarına yollanmasına olanak veren bir yasayı kullanıyor şimdi Trump.

Uzun hukuk mücadelesinin ardından Yüksek Mahkeme onayladığı için son derece rahat.

1798'de çıkarılmış yasanın sokaktaki uygulayıcısı ICE, 11 Eylül'ün ardından 2002 yılında kuruldu.

ABD vatandaşlarını tutuklama yetkisi yok, çeşitli gerekçelerle binlerce ABD vatandaşını tutukladı, birini de öldürdü işte.

Trump'dan önce ICE sadece suç işleyen göçmenlerle ilgileniyordu, Trump dönemlerinde tüm göçmenleri hedef alıyor.

Trump'dan önce bütçesi 10 milyar dolar seviyesindeydi, Trump bütçelerini neredeyse 100 milyar dolara çıkardı.

Bir yanı CIA'ye benziyor, sadece ABD'de değil 53 ülkede 400'ün üzerinde ofiste çalışıyorlar, Bir yanı FBI'a benziyor, tüm eyaletlerde tutuklama yapabiliyorlar.

ICE, Trump'ın göreve başladığı 20 Ocak'tan bu yana 605 bin kişiyi sınır dışı etti, 65 bin kişiyi de halen gözetim yerlerinde tutuyor.