Sanal medyada bir 1980'ler çılgınlığı başladı.
İnsanlar fotoğraflarını bir uygulamayla 1980'lere döndürüyorlar.
Milyonlarca devasa hacimli, permalı kadın saçı, önleri ve yanları kısa, arkası uzun erkek saçı, kadın-erkek fark etmeksizin kot pantolon içine sokulmuş kazak ve vatkalı kıyafetler.
80'ler aslında dünyayı değiştiren 10 yıldır, sadece kıyafetler üzerinden konuşmak hata olur.
★ ★ ★
1980'lerde insanlık daha umut vericiydi, mesela Etiyopya'daki açlığa karşı Live Aid konserleri verilmişti, pop müziğin küresel sisteme büyük meydan okuyuşuydu bu.
Bu çağın küresel salgını koronavirüstü, 1980'lerde tartışılan salgın AİDS'ti.
Uzunca bir süre sadece eşcinsel ya da biseksüel olanların AİDS olduğuna inanılırdı, sinema dünyasının yakışıklı jönü Rock Hudson'ın AİDS olması Oğlum Çiçek Açtı'da tiyatro tekslerine girmişti.
1980'ler habere ulaşmanın zor olduğu yıllardı, Çernobil kazasından günler sonra haberdar olmuştuk, Berlin Duvarı'nın yıkılmasından önceki sancılar, Sovyetler'in sert yumruğunun etkileri için de aynı şey geçerliydi.
Habere ulaşmak zordu ama ulaşılan her haber, editoryal bir gözün kontrolünden geçtiği için doğruydu. Bugün habere ulaşmak çok kolay ama doğru habere ulaşmak 1980'lerden daha zor. Gördüğü halüsinasyonu, kurduğu komplo teorisini haber diye anlatan çakma gazeteciler ve onların kullandığı sanal medya platformları yoktu.
★ ★ ★
ABD Başkanı Ronald Reagan neo-liberal politikaları uygulamaya 80'lerde başladı.
İngiltere'de Margaret Thatcher fırtınası da...
Bugün dünya üzerinde en fazla evsizin yaşadığı ülke ABD, İngiltere'de acil servislerde hayati tehlikesi olan hastalar 2 saat, hayati tehlikesi olmayanlarsa 4-12 saat arasında doktora ulaşabiliyor, çünkü neo-liberaller zarar ediyor diye hastaneleri kapatmıştı.
Zengin ile fakir arasında uçurum bu kadar açılmamış, her ülkede orta sınıfın dinamo güç olduğu, sosyal devlet ilkesinin terk edilmediği zamanlardı.
Bugünün gençlerine inanması zor gelebilir ama 1980'lerde servet sahibi olmak değil, kaynakları açıklanabilir servet sahibi olmak önemliydi. Namussuzluk maharet, ahlaksızlık övünç kaynağı değildi.
★ ★ ★
1980'lerde çocuk ve genç olanlar için en değerli teknoloji ürünü Commodore 64'tü. Hafızası bugünün yüksek çözünürlüklü tek fotoğrafını almaya bile yetmeyen, monitörü olmayan, televizyona bağlanan, basic diliyle hepimizin küçük programlar yazmaya çalıştığı sihirli klavyeden söz ediyorum.
Bir de walkmanlerimiz vardı. Kulaklıkları olan basit bir kaset çalardı aslında.
Bugünün teknolojisinden neredeyse ışık yılı uzaktaydık ama önemli bir farkla, teknolojinin esiri değildik o zamanlarda. Yemek masasında sohbet edebiliyor, sokakta futbol oynuyor, arkadaşlarımızı, okuldan ya da mahalleden seçiyorduk.
İnsanlık kendi geliştirdiklerinin esiri olmamıştı henüz.
1980'lerde teknoloji devrimini başlatanlar bugünü görseler vazgeçerlerdi tahminen...
★ ★ ★
Komşuluk ilişkileri ölmemişti, bayramlarda tüm aileler bir araya gelirdi.
Kalabalıklar içerisinde yalnızlık çekmiyorduk.
Bodrum, güzel ve özellikleri olan bir kasabaydı, İstanbul'a benzetmemiş, görgüsüzlüğün başkenti yapmamıştık.
Öğretmenliğin sosyal statüsü yüksekti, özel okullar müşteri velinimetimizdir mantığıyla çalışan alışveriş merkezleri gibi değil gerçekten okul gibilerdi.

29