- CHP'de düğüm Kurultay'ın ne zaman yapılacağına göre çözülecek ya da daha da karmaşık hale gelecek. Gerek Siyasi Partiler Yasası gerek CHP tüzüğü Olağan Kurultay'a gidilmesi gerektiğini söylüyor. Kılıçdaroğlu, Kurultay'a hayır demiyor ama yakın çevresinden gelen açıklamalara bakacak olursak Kılıçdaroğlu'nun niyeti mahalle delegelerinden başlayarak, ilçe, il tüm kongreleri yeniden yapmak. Bu takvim 4 ayda da bitebilir, zamana da yayılabilir. Yine yakın çevresine göre Kılıçdaroğlu, bu işi zamana yayacak, en az bir yıl partinin başında kalmayı düşünüyor. Bu tercih çeşitli riskler barındırıyor. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın ihtarından, partinin aldığı Hazine yardımının kesilmesine ve hatta kayyum atanmasına kadar yaptırımlar zinciri var ama Kılıçdaroğlu uyarıyı göze alıp, diğer ceza seçenekleri zaman alacağından bekleme yoluna gidebilir.
- Ne olacağı en belirsiz işlerden birisi CHP Grup Toplantıları olacak. Kemal Kılıçdaroğlu, Özgür Özel'in grupta konuşmasını engellemek adına elinden geleni yapacaktır. Kendi konuşma yapmak istese dinlemeye gelmeyecek vekiller problemi var. Bir ihtimal Kılıçdaroğlu'na destek veren 27 vekil ve çok sayıda misafir dinleyiciyle kalabalık bir görüntüyle tek bir kere konuşma yapabilir. Meclis, 1 Temmuz'da tatile girerse bu kısım sonbahara kadar sorun olmaktan çıkar. Ancak tamamı Kılıçdaroğlu'nun seçilerek Genel Başkan olduğu dönemde belirlenen vekillerden bugün sadece 27'sinin desteğine sahip olması kendisi adına sıkıntılı br durum.
- Her ne kadar umursamadığı söylense de Kemal Kılıçdaroğlu'nun şu an parti seçmeninin öfkesini dindirecek adımlar atabileceğini söyleyebiliriz. Akla en yatkın senaryo Mansur Yavaş'ın CHP'nin Cumhurbaşkanı Adayı olabileceği mesajını vermek. Mansur Yavaş, böyle bir durumda ne yapar, mutlak butlan sürecindeki temkinli halinden Kılıçdaroğlu tarafına doğru hareketlenir mi diye düşünülebilir. Adaylık garantisi almadan ve bu kamuoyuna açıklanmadan Yavaş'ın Kılıçdaroğlu'ndan yana net bir tavır almasını beklemek doğru olmaz.
- Tartışmanın en keskinleşeceği yer CHP'deki tasfiye tartışmaları olacak. Parti Meclisi kimleri nasıl disipline sevk edecek orası çok tartışmalı. Mesela görevden alınan Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'ı bulup, 3 dönem CHP'den vekil yapan Kemal Kılıçdaroğlu. Ha keza, Muhittin Böcek'i Başkanlık koltuğuna oturtan, tutuklandıktan sonra cezaevinde ziyaret eden de yine Kemal Kılıçdaroğlu. Tabanın İmamoğlu'ndan daha fazla benimsediği Özgür Özel'e yönelik ilk anda bir adım atılmayabilir ama Özel'in çevresindeki isimler de ilk tasfiye dalgasına dahil edilecektir. Kılıçdaroğlu ve Parti Meclisi'nin Ekrem İmamoğlu'na dair takvimlerini tahminen taban tepkileri belirleyecektir. Tatilde seçim bölgelerine gidecek vekillerin sokaktaki durumuyla tasfiyeler arasında bir bağlantı olduğu kesin. Mesela sanal medyada İzmir ile ilgili sayfalar Mahir Özpolat'ı bekleyen seçmenlerinin mesajlarıyla dolu.
Ekim Partisi hatası...
İddia, CHP'deki isimlerin başka bir partiyle yoluna devam edecekleri.
İmkansız bir seçenek değil, CHP'de tasfiyelerin boyutu çok büyük olursa, Özel ve arkadaşlarının başka çaresi kalmayabilir.
Ancak buradaki sorun yeni partinin adının Ekim olduğu yolundaki iddialar.
Bir sürü yerde Ekim adının Ekrem İmamoğlu'nun ad ve soyadının baş harflerinden oluştuğu söyleniyor.

35