Büyük sızıntı, Beyaz Saray'ın Trump'a ihaneti...

Trump'ın Beyaz Saray'daki Evanjelistler tarafından Netanyahu lehine 'satılması' iddiası, kurtarma operasyonlarını imaj ve balo salonu tartışmalarına tercih eden bir başkanı gözler önüne seriyor—peki ya bu sızıntıları kimin çıkarına olduğunu sormuş muyduk?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Köşe yazarı, Trump'ın askeri krizleri yönetmede yetersizliğini ve Netanyahu'ya bağımlılığını Wall Street Journal ve Jerusalem Post'taki sızıntılardan hareketle analiz ediyor; Beyaz Saray'daki Evanjelik yapının Trump'ı İsrail'e 'satması' iddiasını ortaya koymakla birlikte, bu sızıntıların gerçek kaynağı ve amacının Trump'ın sorunlarını çözmek mi yoksa başka stratejik hesaplaşmaları mı yansıttığı sorgulanmaya açık mı kalmıyor mu?

■ "Kayıp pilotun kurtarma operasyonu sırasında Başkan'ın dengesiz mizacının görevi tehlikeye atmaması için askeri danışmanları Trump'ı Durum Odası'ndan uzak tuttular."

■ "ABD uçağının düşürülmesinden sonra Trump, Beyaz Saray'ın neredeyse tamamen boş olan Batı Kanadı'nda saatlerce yardımcılarına bağırdı. Başkan Carter'ın başarısız olan İran rehine kurtarma operasyonuna dair cümleler kurdu."

■ "Dakika dakika izlenen taktiksel bilgiler Başkan'a iletilmedi ancak önemli anlarda güncellemeler yapıldı."

■ "Başkan saat 02:00'de yatağına gitti ancak 6 saat sonra uyandı ve sosyal medyada İran'a Hürmüz Boğazı'nı açması için küfürlerle dolu bir ültimatom yayınladı."

■ "Trump, dışarıya şahin bir profil çiziyor ama askeri danışmanlarının Hürmüz'ün güvenliğini sağlamak için Harg Adası'nın işgali planını kabul etmiyor. Ada'da ABD askerlerinin kolay hedef olacağını düşünüyor ve bu ihtiyatlı hali kamuoyu önündeki görüntüsüyle büyük bir tezat oluşturuyor. Siyasi ve insani maliyetten dolayı perde arkasında felç olmuş durumda kalıyor."

■ "Bu jeopolitik gerilim ortamında Başkan, imaj ve iç meselelerle meşgul olmaya devam ediyor. Başarı ölçütü olarak imha edilen İran hedeflerinin sayısını yakından takip ederken, aynı zamanda Beyaz Saray'a yeni bir balo salonu inşa edilmesiyle ilgili haftada birden fazla toplantı yapıyor. Pakistan arabuluculuğuyla sağlanan görüşmeleri yönetirken bile, Trump, balo salonunun temelinin çizimlerini konuklarına gösteriyor ve savaştan net bir çıkış stratejisi olmadan, projenin genel müteahhidi gibi davranıyor."

■ Gözden kaçırmamamız gereken birinci nokta, Beyaz Saray'dan Trump'ı zor durumda bırakacak bu sızıntılar tek bir olayı değil, önemli iki ayrı olaydan detaylar veriyor. Çok açık ki bu sızıntının amacı Trump'ın ABD'yi yönetme kapasitesini sorgulatmak.

■ İkinci önemli nokta bu sızıntıların yayımlandığı yerler. Haberi ABD'de yayımlayan Wall Street Journal oldu. Haber birimi daha bağımsız çalışan ama görüş bölümü İsrail yanlısı olmakla suçlanan bir gazete Wall Street Journal. Yahudi olmayan Murdoch Ailesi'ne ait ama görüş sayfalarını hazırlayan Editörler Kurulu, İsrail'e yönelik uluslararası eleştirileri veya silah ambargosu çağrılarını "anarşi formülü" veya "teröre destek" olarak nitelendiren makaleleri yayımlamasıyla ünlü.

■ Üçüncü önemli nokta bu sızıntının İsrail'de yayımlandığı Jerusalem Post gazetesi. Bu gazete İbranice değil, İngilizce yayımlanır. Hedef kitlesi İsrail halkı değil, diplomatlar, uluslararası karar vericiler ve dünya genelindeki Yahudi liderlerdir. Siyonist hedeflerini saklamayan bir gazetedir Jerusalem Post. Trump'ı bu kadar yetersiz gösteren bir yazının Jerusalem Post'ta yayımlanması Tel Aviv'in Trump'ın "Artık yeter, bombalamak yasak" mesajına verilen bir cevap olarak kabul edilebilir.

■ Sonuç olarak Trump'ın Beyaz Saray'da oluşturduğu Evanjelist yapı, Trump ile Netanyahu karşı karşıya geldiğinde tercihini Netanyahu'dan yana kullandı. Cennete gitmek için İsrailoğullarının vaat edilmiş topraklara kavuşması gerektiğine inanan Evanjelistler, 1970'lerin başında Güney Amerika'da Kilise'nin sola kaymasının önüne geçmek adına bizzat Beyaz Saray tarafından desteklenmişti. Bu alev topu şimdi Trump'a da ihanet edebildiğini göstermiş oldu. Dünyanın daha huzurlu bir yer olması için Netanyahu'nun iktidardan uzaklaşması yeterli olmayacak anlaşılan...

Atina, Antalya'yı doğru okumalı

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Antalya Diplomasi Forumu'nun sonundaki basın toplantısında Atina için oldukça önemli bir mesaj vardı.

Fidan, İsrail-Yunanistan ve Güney Kıbrıs'ın oluşturduğu ittifakı bir kez daha gündeme getirdi ve bu ittifakı İslam karşıtı bir ittifak olarak tanımladı.

Bu tanımı ve eleştiriyi Kathimerini muhabiri de sordu Bakan Fidan'a.

Fidan cevabında, ittifak anlaşmasının imza töreninde Netanyahu'nun yaptığı konuşmayı hatırlattı, amaca dair şu an söylenenlerin inandırıcı olmadığına dikkat çekti.