■ Doğu Kudüs, Türkiye için 1967 sınırları temelinde kurulacak, bağımsız, egemen ve coğrafi bütünlüğe sahip bir Filistin Devleti'nin başkentidir. Ankara'nın bu konuda gizli ya da açık bir başka politikası ya da askeri planı yok.
■ Sadece Kudüs değil, geçmişte Osmanlı İmparatorluğu sınırları içerisinde yer alan tüm coğrafyalar için geçerli olan bir politika bu.
■ İsrail'in Yunanistan'ı peşine takarak dolaşıma soktuğu "Yeni Osmanlıcılık" tezini en sık kullananlara bir bakalım. İsrail'in akıl hocası gibi çalışan The Jerusalem Institute for Strategy and Security analizlerinde durmadan bu argümanı kullanır. İsrail'in önemli gazetelerinden Yedioth Ahronoth'un İngilizce haber sayfası, Suudi Arabistan ile imzaladığımız demiryolu anlaşmasını "Suudi Arabistan, Suriye ve Erdoğan'ın yeni Osmanlı ticaret imparatorluğu" olarak okurlarına duyurdu. İsrail'in bu kadar bağırmasının tek sebebi, atılan imzanın Biden'ın ortaya attığı Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru (IMEC) projesinin bu hamleyle devre dışı kalması. ABD, Hindistan'dan başlayıp Suudi Arabistan üzerinden İsrail'in Hayfa Limanı'na oradan da gemilerle Yunanistan'ın Pire Limanı'na gidecek bir hat oluşturulmasını istedi. Suudi Arabistan, Filistin Devleti konusunda adım atılmayınca İsrail ile normalleşmeyi kabul etmedi ve bu alternatif plana imza attı.
■ İsrail, "Osmanlı Ticaret İmparatorluğu" diye bağırıyor ama konunun Osmanlı'yla hiç alakası yok. Hürmüz Boğazı krizinin ardından tüm dünya için rahatlatıcı bir proje olacak bu. İsrail'in bağırmasının tek sebebi ekonomik değil. İleride Suudi Arabistan ile Türkiye, askeri işbirliği kurarsa bu hattan ağır silahlar taşınır diye endişe ediyorlarmış. İşi bozmak, Batı kadar Arap ülkelerinin de Türkiye'den rahatsız olması için yapılan anlaşmaya bilerek Osmanlı İmparatorluğu hatırlatmasıyla yaklaşıyorlar.
■ İsrail'e göre Türkiye'nin televizyon dizileri, ticari yatırımlar, gevşetilmiş vize rejimleri ve TİKA ile Yunus Emre Enstitüsü gibi devlet destekli kurumlar aracılığıyla kültürel etkisini genişletmesi de "Yeni Osmanlıcılık" projesinin bir parçası. Hastalıklı bir bakış açısı ama yazayım: Türk dizilerinin en fazla iş yaptığı ülkeler arasında Güney Amerika ülkeleri de var. TİKA'nın Güney Amerika, Bogota ve Meksika'da da ofisleri var. Yunus Emre Enstitüsü, 4 Güney Amerika ülkesinde önemli çalışmalar yapıyor. Yani konu, Yeni Osmanlıcılık meselesi falan değil. Dünyada ekonomik gücüne oranla zor durumdaki insanlara her kıtada en fazla insani yardımı ulaştıran ülke Türkiye.
■ Atina yönetimi, Türkiye'nin Karadeniz'den Akdeniz'e kadar uzanan Mavi Vatan doktrinini ve bu doktrinin TBMM'de yasalaşma sürecini "Yeni Osmanlıcı yayılmacılığın denizlerdeki yansıması" olarak sunmaya çalışıyor. Bu acınası bir tavır, zira hazırlanan yasa taslağında ne var ya da yok bilmiyorlar. ABD'deki Yunan Lobisi de daha taslağını bile görmedikleri bir tasarıyı ABD Kongresi ve Beyaz Saray'a taşıdılar. Atina'ya bir dost olarak daha açık şeyler söylemek lazım.
■ Türkiye'nin Yunanistan ana karası ya da adalarında genişlemek gibi bir arzusu yok. Asıl genişlemeci olan 10 kilometrekare yüzölçümü olan Meis Adası'nın 40 bin kilometrekarelik deniz yetki alanı talep eden Atina. Uluslararası anlaşmalara aykırı olarak adaları silahlandırılan, polis sayısı bile nüfusla orantılı olması gereken adalara asker yığan da Atina. Dünyada kara suları ve hava sahası eşit olmayan tek ülke yine Yunanistan. İsrail'in kuyruğuna takılıp Türkiye'yi "Yeni Osmanlıcılık, yayılmacılık"la suçlamak büyük hata. Ben Türküm; Atina benim söylediğimi boşversin. Birleşmiş Milletler Özel Raportörü Francesca Albanese, Atina ziyareti sırasında kurduğu "Yunanistan'ın Türkiye'ye yönelik güvenlik kaygılarının, İsrail tarafından kendi bölgesel çıkarları ve hegemonyası için manipüle edildiğini" ve "Atina'nın bu ittifakla ciddi bir stratejik hata yaptığı" cümlesi üzerinde düşünsün...

27