Özgür Özel, dün son bir yılda 3 kez Genel Başkan seçildi, yazması bile garip ama durum gerçekten bu.
Ana muhalefet partisinin son iki yıldaki dördüncü kurultayı bu.
İlkinde Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu'nu devirdi, diğer üç Kurultay'a tek aday olarak girdi.
Geçmişte de benzer kurultaylar dönemi var ama o zaman bitmeyen bir liderlik mücadelesi vardı.
Erdal İnönü ile Deniz Baykal arasındaki mücadeleden dolayı parti Eylül 1990, Temmuz 1991 ve Ocak 1992 olmak üzere 16 ayda 3 kere kurultaya gitmişti.
CHP'de Özgür Özel'den başka genel başkanlık hayali kuranlar, parti içi muhalefet yok mu, elbette var ama görünen, o hayali kuran kişinin delege iradesi değil, mahkeme kararıyla koltuğa oturmak istediği.
SHP'nin enerjisini kurultaylara harcadığı dönemde Erdal İnönü, Deniz Baykal için hizipçi ifadesini kullanmıştı.
Geldiğimiz nokta gösteriyor ki Baykal'a haksızlık etmiş İnönü, en azından Baykal atama yoluyla değil, delege desteğiyle koltuğa oturma mücadelesi vermişti.
Şu geçen bir yıl CHP'nin kurultayları kadar adliye koridorlarına da baktığımız bir yıl oldu, üstelik mutlak butlan davası yine CHP'li olduğunu söyleyenler tarafından açıldı.
Televizyonlara bakıyorum bir başka garabet daha çıkıyor karşıma...
CHP Kurultayı'nın yorumlandığı programlardan birisinin konuğu eski bir başsavcı olmuş.
Deniz Baykal'ın bir dönemin pop yıldızı Ricky Martin gibi merdivenlerden indiği kurultay dahil salonda ve salon dışında çok CHP kurultayı izledim, ilk kez bir kurultayın emekli yargı mensuplarının yorumu alınarak yapıldığını gördüm.
★★★
Kürsüde moralli bir Özgür Özel vardı ama metni iyi çalışılmış konuşmasında sıkıntılı bir nokta gördüm.
31 Mart yerel seçimlerinde imkânsız denilen yerleri ve nüfusun yüzde 85'ini kapsayacak şekilde belediyeleri kazandığını hatırlatıp, sonra da Cumhurbaşkanlığı seçimi için A'dan Z'ye tek planın Ekrem İmamoğlu olduğunu söylemek Özel'in kendisine yaptığı haksızlık olmuş biraz.
A'dan Z'ye tüm planların tek isim olmasına gelince;
Ekrem İmamoğlu'nun seçim döneminde hukuki durumunun adaylığa el verip vermeyeceği henüz belli değil.
Bunu mevcut iddianameye göre değil, süren diploma davası, siyaset yasağı talep edilen davalara bakarak söylüyorum.
Seçmene tüm planlarınızı İmamoğlu üzerine yaptığınız mesajını verirseniz, İmamoğlu aday olamadığında çıkacak adayı yarışta geriden başlamak zorunda bırakırsınız.
Özgür Özel, Genel Başkan olarak partisinin belediye başkanını savunmak zorunda, siyaset bunu gerektiriyor ama bu noktada bir doz ayarı yapmak gerekir mi, bence üzerinde düşünmek lazım...
★★★
En garip olan, Kurultay'a dair konuşulanlar arasında parti programında yapılan değişikliklerin en sonda yer alması.
CHP, en son 2008'de parti programını güncellemiş.
Şaka değil, o zaman parlamenter sistemle yönetiliyorduk, FETÖ'nün darbe girişimini yaşamamıştık, yapay zekâyı geçtim, daha sosyal medyayı Facebook'tan ibaret zannettiğimiz, bilimin DNA düzenlemesine dair çalışmalarının yeni başladığı, elektrikli araçların piyasada olmadığı dönemlerde. Küresel iklim değişikliği o zaman sadece ilgilenenlerin bildiği bir durumdu. Kılıçdaroğlu'nun genel başkan olduğu yıllara dair çok şeyi konuştuk.

16