Sosyal medya operasyon alanıdır diye kaç kere yazdım bilmiyorum, bugün bir kez daha ispatlıyorum işte.
Atlas'ın öldürülmesi tüm Türkiye'nin canını yaktı ya, hassasiyetimiz iç savaş çıkarmaya çalışanların silahı oldu.
Sosyal medyanın tüm platformlarında, cinayetine sevinen, Atlas'ı Türk olduğu için bilerek öldüren Kürtler imajı çiziliyor.
Aynı anda birden çok platform ve birden çok hesapta bu tür paylaşımların olması demek bu provokasyonun arkasında organize bir yapı ve kuvvetle muhtemel bir gizli servis olduğunu gösteriyor bize.
Gizli servisler sahte hesaplardan iş tutarken, diğer Türkiye düşmanları da benzer bir çaba içerisinde.
X'te zaman zaman yalanlarını cevaplamak zorunda kaldığım bir Yunanistan vatandaşı var adı Nikos Michailidis.
Boğaziçi'nde yüksek lisans yapmış, Pontus soykırımı iddiasıyla yıllardır takıntılı şekilde ortada dolaşıp durur.
Onun mesajı da aynı yönde, tek hedefi Türkiye'de iç savaş çıkarabilmek.
Neyse ki, Türkiye'yi hiç tanımıyor bu sürü.
Binlerce şehide rağmen PKK terörünün yapamadığını şimdi sosyal medya üzerinden ortak bir acıyı sömürerek yapabileceklerini zannediyorlar.
Bu ırkçılık provokasyonuna gelenler yok mu, elbette var.
Meclis kürsüsünden de kimi DEM'li vekiller benzer provokasyonlar yapıyorlar mı, evet yapıyorlar.
Madem İsrail hükümeti, Yunanistan'ın faşistleri, Kandil'in terör ağaları aynı çizgide buluştu, alayı bir iç savaş çıkmasını istiyor, o zaman yapılacak şey birbirimize daha sıkı sarılmak, aradan su bile sızmasına izin vermemek.
Oyunu görmemiz lazım, Türkiye ile askeri ya da siyasi olarak karşı karşıya gelemeyenlerin elindeki son plan bir iç savaş çıkması ve Türkiye karmaşa yaşarken onların kendi amaçlarına ulaşmaları.
Büyük İsrail planı için, sosyal medyada kurdukları "Trabzon Pontus" devletini gerçekte hayata geçirebilmek için ne Türkün ne de Kürtün bir damla kanı dökülmeyecek.
Futbol sayesinde öğrendiğimiz Rumen atasözü ne diyordu; "Köpekler istedi diye atlar ölmez."
Kandil, İmralı'yadarbe yaptı
Kasım 2015'te, PKK'nın ve Kandil'in önemli isimlerinden Cemil Bayık, BBC Türkçe'ye bir röportaj verdi. Röportajda PKK'lı teröristlerin Türkiye sınırları dışına çıkarılması soruldu, Bayık şu cevabı verdi: "Onun kararını ancak biz veririz, başkası veremez. Ne HDP verebilir ne de Önder Apo verebilir. Önder Apo rehinedir ellerinde. Önder Apo bu koşullarda hangi kararı verebilir"
Kandil'in önümüze koyduğu senaryoyu doğru okumamız lazım:
Öcalan'ın terör gruplarının Türkiye'den çekilmesine karar veremeyeceğini söyleyen Cemil Bayık'ın 10 sene sonra PKK'nın feshedilmesi meselesini sessiz sedasız kabul etmesini beklemiyorduk zaten.
Bu sadece Bayık değil, Kandil'deki tüm terör ağaları için geçerli bir durum.
Aslında Öcalan da fotoğrafı uzun zamandır görüyordu, görmese açılım sürecinde kendisini ziyarete gelen HDP heyetine, "Kandil yazılarında bana çok bağlı görünüyor ama pratikte öyle davranmıyor. Bu böyle olmaz!" deme ihtiyacı duymazdı.

22