Türkiye'deki ilk askeri darbe hazırlığının başlangıcı 1942'ye kadar gider. İsmet İnönü'ye karşı darbe hazırlığına başlayan ilk Çorlu Grubu kuruldu. General Tuğsavul darbenin başına geçme teklifini kabul etmeyince plan suya düştü. 1946'da Albay Seyfi Kurtbek ve "Hücum Ordusu" Cuntası, yine aynı yıl Harp Akademileri Komitesi kuruldu. Kâğıt üzerinde kalan bu girişimlerin çoğunda ana fikir "Karşı devrim 10 Kasım 1938'de, 9'u 5 geçe başladı" fikriydi. Bu konuda halen okunabilecek eserler var mesela, Profesör Doktor Çetin Yetkin'in Karşı Devrim kitabından da söz edebiliriz. Bir başka önemli kaynak Şevket Süreyya Aydemir'in İkinci Adam kitabıdır. O kitapta İsmet İnönü "Karşımda bulduğum durum" başlığıyla çeşitli tespitlerde bulunuyor. Eleştiri cümlelerinde Mustafa Kemal Atatürk'ün adı geçmiyor ama Batı ve Sovyetler ile ilişkilerdeki gölge ve kuşku tanımlamaları, iç politikada huzur düzenine ihtiyaç cümleleri dikkat çekicidir. Bu eleştirilerde dış politika olmasa hedef alınan Bayar ve kabinesi demek mümkün olabilirdi. CHP'nin 1947 Kurultayı da 6 Ok'un ikisi, laiklik ve devletçilik konusunda yapılan değişikliklerde karşı devrim tezini savunanlar açısından hep kullanıldı. Sonuç 1950 seçimlerinde CHP'nin seçim afişlerinde, karşı devrim tartışmaları değil Atatürk ve İsmet Paşa vardı.
★★★
CHP'nin 3. Genel Başkanı olan Bülent Ecevit'e gelince, Ecevit, CHP Genel Sekreteri olduğu günden başlayarak Atatürkçülüğün sadece balolar, kıyafetler veya şekilsel törenlerden ibaret görülmesini en sert şekilde eleştirdi. 1966'da İlhan Selçuk'un ilk kez dile getirdiği Gardırop Atatürkçülüğü sözüyle Ecevit'in Smokinli Cumhuriyet Bayramı balolarını yasaklaması neredeyse aynı döneme denk gelir. Ecevit, CHP Genel Başkanı olduktan sonra da Atatürk milliyetçiliği ve tam bağımsızlık çizgisinden hiç sapmadı. İnançlara saygılı laiklik anlayışı, sosyal devleti geliştirerek halkçılık ilkesine uymayı savundu. Devrimcilik ilkesini, Atatürkçülüğün donuk bir ideoloji olmadığı çağın şartlarına kendini uyarlaması olarak yorumladı. Ecevit'e göre Atatürkçülük, ezilen sınıfların haklarını aramayı ve sosyal adaleti sağlamayı emreder. Ecevit CHP Genel Başkanı olarak 2 kere genel seçime girdi, ikisinde de partisini birinci sıraya oturttu. Atatürk ile beraber seçim afişi kullanmadı. Genel Sekreter olduğu 1970'te Atatürk ve Devrimcilik kitabını yazdı.
★★★
Deniz Baykal'ın CHP Genel Başkanlığı dönemi 1992'de başladı. Baykal, Ecevit'in 1970'lerdeki "sınıfsal/halkçı" vurgusunun aksine, rejimin bekası, ulusal bütünlük ve kurucu ilkelerin korunması odaklı bir Atatürkçülük anlayışını savundu. Baraj altında kaldıktan sonraki dönemde Anadolu Solu teziyle partiye döndü, dini inançlarla barışık bir CHP stratejisi izledi. Özellikle 2007'den sonra eski çizgisine döndü, laiklik, kamusal alanda dini sembol gibi konularda en sert mesajları veren isim oldu. Döneminde Moon Tarikatı'nın organizasyonunda yer aldığı bir toplantıya katılmaktan, Atatürkçülüğü yargı, ordu, akademi çevrelerine sıkıştıran elitist bir çizgiye çekme, devrimciliği statükoculuğa döndürme de dahil olmak üzere çok sayıda eleştiri aldı. Seçim çalışmalarında dev Atatürk posterleri her zaman oldu.
★★★
Kemal Kılıçdaroğlu'na gelince, sondan başlamak lazım. Kılıçdaroğlu'nun Bayram tatili döneminde yüklediği Parti Meclisi listesinde yer alan Orhan Sarıbal'ın 2021'deki "Dersim Katliamı" paylaşımından başlamak en doğrusu olabilir. Ya da Kılıçdaroğlu'nun CHP'de önemli koltuklara oturttuğu 10 Aralıkçıların Türk tanımı içermeyen, Türkiye Yurttaşı diye vurguladıkları Anayasa'nın giriş maddelerinden ya da ilerleyen bölümlerde önerdikleri federatif çözüm seçeneğinden bahsedebiliriz. Liberal-sol çizgideki bu grup, milliyetçilik, laiklik, devletçilik ilkelerinden hoşlanmadıklarını asla saklamadılar. Kılıçdaroğlu'ndan söz ettiğimiz zaman 15 Temmuz FETÖ darbe girişimine kontrollü darbe dediğini unutmak mümkün değil elbette.Taraf gazetesinde yazarlık yapan ve Kemalizm'e yönelik sert eleştirilerin sahibi ve FETÖ lideri için Modern Zaman Şamanı yazmış birisini, 5 yıl Genel Başkan Yardımcısı sonra da İzmir birinci sıra milletvekili adayı yapmaktan da söz edebiliriz. KHK'lıları geri döndürme ya da 15 Temmuz'dan sonra gözaltına alınan çok sayıda danışmanı da eklersek liste uzayıp gider. Yeni CHP'den söz eden Kemal Kılıçdaroğlu Genel Merkez'e tekrar döndüğünde yaptığı konuşmada partinin kurucu kodlarına dönmekten söz ediyordu.

34