3,5 dolarlık adam...

İsrail'in tanınmış bir iş adamı, birkaç yıl önce soykırım sanığı Netanyahu'nun en sadık adamlarından birisini arar ve bir teklifte bulunur:

İş adamının teklifi basittir, siyaseti bırakması karşılığında kapalı bir fonda para toplanacak ve 10 yıl boyunca, her yıl Netanyahu'ya 12,5 milyon dolar, yani toplam 125 milyon dolar ödenecektir.

Aradan bir süre geçer, iş adamı ve Netanyahu'nun sadık adamı tekrar buluşurlar.

İş adamı teklifinin akıbetini sorar, Netanyahu'nun sadık adamı, teklifi iletmediğini, Başbakan'ın ilgileneceğini düşünmediğini söyler. İş adamının kurduğu cümle ağır olur, "Teklifi Netanyahu'nun eşi Sara'ya iletmeliydin, baksana yediği 12 şekel (3,5 dolar) falafelin faturasının ödenmesi için Başbakanlık Ofisi Maliye ve Hukuk bölümüyle kavga halinde."

Bu 12 şekel iddiası doğru mu diye araştırdım doğru. Sara Netanyahu soykırım sanığı Binyamin Netanyahu'nun, İsrail'in kuzeyindeki Kiryat Shmona'da yediği falafelin parasının devlet bütçesinden ödenmesi için ciddi bir bürokratik süreç yürütmüş, ödemeye karşı çıkan bürokratlarla karşı karşıya gelmiş.

İş adamının anısını Maariv'de kaleme alan İsrailli gazeteci Ben Caspit aynı zamanda Al Monitor'de de İsrail'in Nabzı köşesini yazıyor. Kanal 12 ve Keshet gibi televizyon kanallarında program yapıyor. Neyanyahu'ya muhalif olduğu doğru ama haberlerine yalan karıştırdığının örneği yok.

Yazıya başlık seçerken ilk aklıma gelen 125 milyon dolarlık adamdı ama doğrusu soykırım sanığı Netanyahu 3,5 dolarlık adam, daha fazlası değil.

Netanyahu o 125 milyon dolarlık teklifi mutlaka duymuştur, kabul etmeme nedeni parayla satın alınamaması değil, siyaseti bırakırsa yolsuzluk dosyalarından cezaevine gideceğini bilmesi.

Resmi soruşturma raporlarında puroya bile tenezzül ettiği yazan, devletten 3,5 dolar almak için bürokrasi savaşan çıkaran birisi, normal şartlarda 125 milyon doları asla reddetmezdi...

Seyirci aynı, ödül değişti...

"Seyirciler hâlâ evlerinde. Değişen şey, o seyircinin neyi ödüllendirdiği."

İsrail'de kaybedilen ABD desteği ve Demokratların İsrail ile ilişkilere bakışından dolayı müthiş bir panik ve sorgulama var.

Tırnak içerisindeki cümleyi, bu konuda yapılan onlarca yorumdan birisinde gördüm.

Eskiden ABD'deki siyasetçilerin İsrail karşıtı olmayı akıllarına bile getiremediklerine dair örnekler anlatıldıktan sonra bugün İsrail karşıtı olmanın siyasi avantaj sağladığından söz ediliyor.

Konuların ve tarafların aynı olduğu bir durumda seyircinin yani ABD vatandaşlarının algısının tamamen değiştiği anlatılıyor.

Tırnak içinde, tamamen vermem gereken bir paragraf daha var:

"Benjamin Netanyahu'nun İsrail'in dünya ve Amerika'daki imajıyla ilgili her şeyde ne kadar zehirli, radyoaktif bir marka haline geldiğini bize göstermek için doğru zamanda geldi. En büyük varlığımız olan Amerika ile ittifakı nasıl kaybettiğimizi araştırmak için ayrı bir soruşturma komisyonu kurulmalıdır. Sorun şu ki, bu arada durum daha da kötüleşiyor..."

Bu iki tırnak içi cümleyi de İngilizce yayımlanan Jerusalem Post'tan aldım. Jerusalem Post, İsrail vatandaşları için değil dünyadaki Yahudi diasporası ve karar vericiler için çıkarılan bir gazetedir.