Galatasaray Süper Lig ve Juventus maçını düşünüyor. Bu iki maçın da telafisi yok. Kupa maçında ise İstanbulspor'un zaten gücü belli. Takımın kendisini fazla sıkmaya ihtiyacı yok. Teknik direktör Okan Buruk da bunu düşünerek rotasyonlu bir kadroyu sahaya sürmüş.
İlk yarı sahada daha gayretli bir Galatasaray vardı. Üç de gol attılar. İkinci yarı ise İstanbulspor kalecisi İsa'nın, Ahmet Kutucu ile çarpışması, ambulansla hastaneye götürülmesi, Kutucu'nun o çarpışmada baygınlık geçirmesi, bütün futbolcuların keyfini kaçırdı. İkinci yarı sahada futbol adına bir şey yoktu; al gülüm ver gülüm, kaleciye geri pas.
Icardi yirmi beş dakika topla buluşamadı. Asprilla sağ tarafta yarım saat unutuldu. Kendisine bir tek top atılmadı. Son 15 dakikada bir-iki top geldi, o da çabukluğunu ve becerisini gösterdi. Kolombiyalı futbolcu daha sonra orta sahaya geçti, iyi mücadele etti ama şu an çok üst düzey bir oyuncu gibi görünmedi, zamana ihtiyacı var. Tabii bu görüntüyü vermesinde arkadaşları da önemli bir faktör oldu. Ama genel olarak iyi bir transfer, genç ve atletik bir futbolcu ve de iyi mücadele ediyor.
Barış Alper oyuna girdi, o da etkisiz kaldı. Sağ bekte genç Gökdeniz oynadı... Hücuma çıkıyor, iyi niyetle bir şeyler yapmaya çalışıyor ama defansif yönü çok zayıf. Okan hoca 'Bu oyuncuyu alayım da Süper Lig maçlarında kullanayım' diyemez. Lemina herhalde maçı önemsememiş. Yenen golde de en büyük hata kendisinin oldu. Kazımcan stoper oynadı. Bu çocuğu hangi mevkiye koysan, içindeki gayretle oynar.

16