Harikasın Galatasaray

Üç haftadır takım olarak büyük sorunlar yaşıyordu Galatasaray... Hepimizin aklı-fikri Atletico Madrid maçındaydı. Sakatlıklar ve eksikler yüzünden kulübe boş kalmıştı. Bu şartlarda Atletico Madrid karşısında oynanan futbol ile beraberlik de olsa bir puanı alkışlamak lazım...

Dün gece eleştireceğimiz futbolcu yok... Hepsi bütün ne kadar enerjileri varsa ortaya koydular... Yenen ilk gol büyük bir talihsizlik... Eren Elmalı bir adım geriye gitse, çevre kontrolü yapsa o gol olmayacaktı. Aynı şekilde Barış Alper çok müsait pozisyonda net atabileceği golü atamadı. Tabi bunun yanında Atletico Madrid'in de kaçırdığı bir çok pozisyon var. Uğurcan kalede devleşti, pozisyonlara geçit vermedi... Ama Abdülkerim'in, Sanchez'in, Lemina'nın, Torreira ve Sallai'nin oynadığı futbola saygı duyuyorum... Mutlaka Madridliler de saygı duyuyordur...

Orta saha maçın büyük bir bölümünde sarı-kırmızılıların kontrolündeydi... Bu kolay bir iş değil... En ufak bir hatayı cezalandıran rakibin var... Hepsini geçtim, maçın son beş dakikasında 90 dakikadan sonra Simone'nin öğrencilerine öyle bir baskı yapıldı ki, inanılmaz... Bu dakikalarda Osimhen'in ortasına Sane'nin vuruşunu kaleci çeldi, dönen topa Eren vuramadı. Kale bomboştu, bu da şanssızlıktı... Başka ne diyeyim...

Şampiyonlar Ligi'nde Liverpool maçından sonra en iyi maçını oynadı Galatasaray... Okan Buruk, rakibini çok iyi analiz etmiş... Takımı kazansın diye her türlü varyasyonu futbolcularına yaptırdı... Ama olmayınca olmuyor... Hani koca hafta "Okan Buruk gitsin, Fatih Terim gelsin" diye avaz avaz bağıranlar onlara soruyorum; "Gitsin mi Okan Buruk"...