İki ülke arasındaki futbol farkını dün gece gördük. İstanbul'da Juventus'a beş gol atıyorsun, iki gol yiyorsun. Yani üç gol cebinde. İstanbul'daki o muhteşem futbolu gördükten sonra hepimiz ne diyorduk; Galatasaray elini kolunu sallayarak tur atlar. Zaten hep böyle laflar konuşarak kendimizi kandırıyoruz.
Juventus 49. dakikada 10 kişi kaldı. Buna rağmen üç gol attı, gol pozisyonlarına girdi, bir top da direkten döndü. Yani normal sürede sarı-kırmızılılar elenebilirdi. Sallai'nin olduğu sağ tarafı Kenan Yıldız resmen çökertti. Sol bekleri de sık sık hücuma çıkınca Sallai'nin de yapacağı bir şey kalmadı. Torino ekibi Jakobs'un oynadığı sol tarafa devamlı kanatlardan ikili, üçlü bindirmelerle geldi. Gol pozisyonlarının hepsi de bu kanatlardan oldu.
Bunun yanında temsilcimiz ise orta sahada Sara'nın biraz gayretiyle gol pozisyonlarına girmeye çalıştı. Maalesef ki normal sürede Osimhen'i, daha sonra oyuna giren Icardi'yi topla buluşturamadılar. Barış Alper soldan gidiyor, Osimhen, Icardi boş ama topu arkadaşlarıyla buluşturamıyor. Aynı şekilde Sane de öyle... 10 kez topla buluştuysa 7'sini rakibine kaptırdı. Uluslararası maçlarda böyle hatalar yapamazsın.
Galatasaray çok mu kötüydü Kesinlikle hayır. Juventus oynattırmadı. Kanatları kapadı, orta sahada devamlı bastı. Osimhen'in başında iki kişi, top gelmeyince o da etkisiz kaldı. Uzatma dakikalarında Galatasaray normal sürede oynadığı futbolu bırakıp özüne döndü. Barış Alper Osimhen'e asist yaptı ve golü attırdı. Daha sonra bu sefer Barış kendisi fileleri havalandırdı. Eyvah dediğimiz, karalar bağladığımız, 90 dakikasını üç farkla geride kapadığımız maçı iki gol atarak 3-2 bitirip tur atladık.

6