Türkiye'deki yolların ve kaldırımların kalitesizliğini bir türlü aşamıyoruz.
2026 yılına geldik, teknoloji çağının zirvesindeyiz, robotların dönemi başladı, yapay zekalar her yerimizi sardı, fakat gelin görün ki biz ülkemizde ve şehirlerimizde yol, kaldırım, rögar kapağı gibi çalışmaları hala beceremiyoruz.
Yollarımız sürekli bozuk, toz toprak içinde, delik deşik ve yamalı.
Üstelik, kazı ve onarım çalışmalarının da sonu asla gelmiyor.
Sanki bir Ortadoğu ülkesinde yaşıyoruz.
Avrupa'yı geçtim de, orta ölçekte gelişmiş yabancı bir ülkeye ya da yabancı bir kente gittiğimizde bile, oralardaki temizliğe, düzene ve kaliteye imreniyoruz.
Çünkü hepsinin gerisindeyiz.
★★★
Peki..
Biz onlardan daha zengin olmamıza rağmen, yollarımız ve
kaldırımlarımız neden bu kadar kötü, bozuk, kalitesiz ve yamalı
★★★
Bunun bir numaralı neden belli aslında:
Koordinasyonsuz altyapı kazıları, malzeme ve işçilik kalitesindeki düşüşler ile yoğun trafik yükü..
Bitmek bilmeyen altyapı kazıları şehirleri mahvediyor.
Su, gaz, elektrik ve telekomünikasyon şirketleri gibi farklı kurumların yürüttüğü kazı çalışmaları koordineli ilerlemiyor.
Bir kurumun kazıp kapattığı sokağı, kısa süre sonra başka bir kurum tekrar kazabiliyor.
★★★
Yama kültürü ve kalitesiz işçilik de büyük sorun.
Kazılan yerler kuralına uygun şekilde boydan boya asfaltlanmak yerine, çoğunlukla geçici ve kalitesiz yamalarla kapatılıyor.
Bu yamalar ilk şiddetli yağmurda ya da ağır araç geçişinde çöküyor.
★★★
Yağışlar ve drenaj yetersizliği de ayrı bir sıkıntı yaratıyor.
Şehrin drenaj sistemindeki eksiklikler nedeniyle su birikintileri asfalta sızıyor, bu da yol gövdesini yumuşatarak derin çukurların oluşmasını hızlandırıyor.

30