İstanbul'da yaşanan sel felaketinden sonra, uzmanlar çözüm için "Sünger Kent" projesini önerdiler.
★★★
Ben bu kavramı ilk Tunç Soyer'den duymuştum.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı iken, 4 yıl önce "Sünger Kent İzmir" hedefini anlatmış ve İzmir'de uygulayacağını açıklamıştı.Her yoğun yağışta sel altında kalan şehrin, proje sayesinde rahatlayacağını duyurmuştu.
★★★
Türkiye'de bir ilk olacağı belirtilen modelle, kente düşen yağmur suyunun yer altında depolanması sağlanacaktı.
Çatılara gelen yağmur suyunun ise hasat edilerek biriktirilmesi, temizlenmesi ve yeniden kullanılması mümkün kılınacaktı.
On binlerce yağmur bahçesi ve yağmur depoları oluşturulacaktı.
★★★
Soyer'in bahsettiği uygulamalar sahiden yapılabilir miydi
★★★
- Kentlerimizde doğanın su döngüsü tamamen yok edilmişken..
- Çarpık kentleşme ve beton odaklı büyüme nedeniyle suyu geçirmeyen sert yüzeyler her yeri kaplamışken..
- Toprakla suyun arasına adeta yapay bir kabuk serilmişken..
- Suyu tahliye etmek için yapılan yağmur suyu kanalları, yüksek maliyetleri nedeniyle yarım bırakılmışken..
- İklim kriziyle birlikte karşımızdaki sorun daha da büyümüşken..
★★★
Bu devrim gerçekten hayata geçirilebilir miydi
★★★
Soyer inançlıydı ve başarılı olacağını söylüyordu.
Sünger Kent İzmir projesinin planlanması ve teknik altyapısını oluşturmak amacıyla 1.5 yıl önce Su Kaynakları Araştırma ve Uygulama Merkezi'ni kurduklarını belirtiyordu.
Hedefinin İzmir'i 5 yıl içerisinde bir sünger şehir haline getirmek olduğunu, kent içindeki yağmur suyunun akışını 5 yılda yüzde 70 oranında azaltmayı amaçladıklarını bildiriyordu.

19