90'lı yıllar..
O yıllarda lösemi bulaşıcı bir hastalık sanılıyor, bu nedenle çocuklar ve aileleri toplumdan dışlanıyordu.
Tedavinin zorluğu, yüksek maliyetler ve toplumsal önyargılar, lösemili çocukların "nasılsa ölecek" düşüncesiyle kaderlerine terk edilmesineyol açıyordu.
★★★
Ta ki doktor Üstün Ezer ortaya çıkana kadar..
★★★
Dr. Ezer 1998 yılında karanlık tabloyu aydınlığa çevirecek o büyük adımı attı.
Lösemiyle mücadelede bir dönüm noktası yaratıp, Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı'nı (LÖSEV) kurdu.
Lösemi canavarıyla mücadele eden çocukların hayatını değiştirmek için yola çıkan LÖSEV, bugün binlerce çocuğa ve ailesine umut olan bir iyilik hareketine dönüştü.
★★★
Dr. Ezer'in vakfı, sadece çocukların tedavisiyle ilgilenmekle kalmadı, onların eğitim ve barınma gibi tüm temel ihtiyaçlarını karşılamak için sayısız projeyi de hayata geçirdi.
Lösemi ve kanser tedavisinde Türkiye'nin öncüsü oldu.
★★★
Ne yazık ki, ülkemizde her yıl 2000 yeni lösemili çocuk vakası ortaya çıkıyor.
Bağışlarla yaşamını sürdüren LÖSEV, hiçbir hastanın tedavisini maddi imkânsızlıklar nedeniyle yarıda bırakmaması için de uğraşıyor.
Onun için de, Kanser Araştırma Enstitüsü ve LÖSEV Üniversitesi gibi projelerle bilimsel çözümler üretmeyi ve geleceğin liderlerini yetiştirmeyi amaçlıyor.
★★★
LÖSEV'in lösemi tedavisi gören çocukları ve aileleri, iyileşmiş gençleri, yetişkin kanser hastaları ve gönüllü ordusu, geçen hafta cumartesi günü Anıtkabir'de dev bir buluşma gerçekleştirdi.
Türkiye'nin her yerinden gelen 100 bin kişi Ata'nın huzuruna çıktı.
Etkinliğe 62 otobüs ve özel araçlarla 5 bine yakın Egeli de katıldı.
★★★
O gün Anıtkabir'de iki önemli olay yaşandı.
Birincisi..
LÖSANTE Hastanesi'nde tedavi gören lösemili çocukların Ata'ya verdiği sözdü:
★★★
"Siz ülkemizi işgal eden düşmanlarımızla büyük bir Kurtuluş Savaşı yaptınız ve onları yendiniz.

16