Sağolsun, İzmir Gazeteciler Cemiyeti Kurtuluş Savaşı kahramanlarını, şehitlerini, gazetecileri ve önemli şahsiyetleri unutturmamak, onları anarak onurlandırmak adına, tüm gücünü kullanıp her sene törenler düzenliyor.
Önceki gün de böyle bir tören vardı.
★★★
İzmir'in işgali sırasında, 15 Mayıs 1919'da istilacı güçlere karşı 'İlk Kurşun'u atarak Milli Mücadele'nin kıvılcımını yakan, gazetecilik mesleğinin ölümsüz simgesi Şehit Gazeteci Hasan Tahsin, ölümünün 107'nci yıl dönümünde Konak-Atatürk Meydanı İlk Kurşun Anıtı önünde anıldı.
İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi, Yönetim Kurulu Üyeleri ve Cemiyet üyelerinin ev sahipliğinde gerçekleştirilen törene; siyasi partilerin il başkanları, sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ve Şehit Gazeteci Hasan Tahsin Ortaokulu öğrencileri katıldı.
★★★
Törende Hasan Tahsin hakkında konuşmalar yapıldı, attığı ilk kurşunun öneminden söz edildi.
Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi, Hasan Tahsin'in yalnızca bir gazeteci değil, halkı aylarca yazılarıyla uyandırmaya çalışan bir direniş sembolü olduğunu dile getirdi.
İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır da, Hasan Tahsin'in işgale boyun eğmeyen, yazılarıyla halkı bilinçlendiren, haksızlıklara karşı sözünü esirgemeyen gerçek bir aydın olduğunu vurguladı.
★★★
Hepsinin emeğine, sözlerine, çabalarına sağlık.
Özellikle İzmir Gazeteciler Cemiyeti'ni bu törenleri gücü yettiğince aksatmadan düzenlediği için kutluyorum.
★★★
Ancak, her seferinde bir noktada içim buruluyor.
Hasan Tahsin ve onun gibi geçmişin ölümsüz kahramanlarını anmak, sadece İzmir Gazeteciler Cemiyeti'nin görevi midir, yalnızca onun sorumluluğunda mıdır
Bu törenler yalnızca Cemiyet'in kişisel gayretleriyle mi organize edilmelidir
Törenler Hasan Tahsin Anıtı'nın önünde anma ve konuşmalarla mı sınırlı kalmalıdır

34