Bu zafer bize ne anlatıyor

Bugün 30 Ağustos 1922 Zafer Bayramı'nın 104. yıldönümünü kutluyoruz.

Ancak bu tarihin ve zaferin anlamının, kazanılmış tek bir muharebenin çok ötesinde olduğunu biliyoruz.

Hele günümüz şartlarında, 30 Ağustos'un sonuçlarının ne kadar önemli olduğunu daha iyi görüyoruz.

O dönem temel mesele, bir milletin kendi geleceğine kendisinin karar veripveremeyeceği idi.

★★★

Mustafa Kemal Atatürk ve Millî Mücadele kadrosu, Anadolu'nun işgaline rıza göstermiyordu.30 Ağustos zaferi, işte bu iradenin sahadaki karşılığı oldu.

Türk ordusu, Anadolu'nun paylaşılmasına dayanan planları askerî olarak boşa çıkardı ve bağımsız bir devlet kurulmasının önünü açtı.

Bu nedenle 30 Ağustos'u yalnızca "bir savaşın kazanılması" şeklinde değerlendirmek eksik kalır.

O gün; Türk milletinin bağımsızlık iradesinin, egemenlik anlayışının ve modern Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş sürecinin dönüm noktası olduğu gündür.

★★★

Peki, nasıl oldu da yokluk içindeki Türk ordusu böyle muhteşem bir zafere ulaştı

★★★

Tabii ki başta Atatürk'ün büyük dehası sayesinde...

Büyük Taarruz'un başarısı, uzun süreli bir hazırlığın sonucuydu.Atatürk, mevcut imkânların sınırlı olduğunu biliyordu.

Bu nedenle doğrudan güç üstünlüğüne dayanan bir savaş yerine, doğru zamanlama, kuvvetlerin yoğunlaştırılması, lojistik hazırlık, istihbarat ve stratejik sürpriz unsurlarını bir araya getiren bir plan uyguladı.

26 Ağustos'ta başlattığı Büyük Taarruz ve 30 Ağustos'taki Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile kritik sonucuna vardı.

★★★

Atatürk'ün planları belliydi.

İlk olarak Yunan ordusunun Anadolu'daki ana kuvveti imha edilmeliydi.Sonra, işgalin sürdürülebilirliği ortadan kaldırılmalıydı.