16 saniye sallandık 5.5 yılda çözemedik

İzmirli depremzedeler, 30 Ekim 2020'de yaşadıkları 6.6 büyüklüğündeki sarsıntının ardından hala kendilerine gelebilmiş değiller.

O günkü sallantı yalnızca 16 saniye sürdü, ama arkasında senelerce devam edecek çok sıkıntılı bir dönem bıraktı.

117 kişinin kaybı, 100'den fazla kişinin yaralanması, binaların çökmesi, yüzlerce evin orta ve ağır derecede hasar görmesi, tablonun ne denli vahim olduğunu ortaya koyuyordu zaten…

Ve tabii ki…

Her deprem sonrasında yetkililerce tekrarlanan sözler, bu felaketin ardından da aynen iletildi.

Yaraların kısa sürede sarılacağı, mağdurlara destek verileceği gibi laflar edildi.

Peki ne oldu

Aradan tam 5 yıl 5 ay geçti, depremzedelerin hayatında ne değişti

Ne yazık ki, bu soruya pek olumlu yanıt verilemiyor.

Çünkü…

Onca zamanda sistem bir türlü rayına oturtulmadı.

Orta ve az hasarlı konutlarda yaşayan binlerce vatandaş daha evine giremiyor.

Hâlâ kendi imkanlarıyla ayakta kalmaya çalışıyor.

Bu arada, emsal artışı süresinin dolmasına yalnızca aylar kalmışken de net bir çözüm ortaya konulamadı.

Riskli yapı olarak tespit edilen binalarda yaşayanlar, emsal süresine yetişememe korkusuyla evlerini yıkıp yıkmama arasında bırakıldı.

Depremde ağır hasarlı binalarda kiracı olarak yakalananlar ise tamamen yok sayıldı.

Hak sahipliği verilmediği için hiçbir başvuru hakkı tanınmadı, hiçbir çözüm mekanizmasına dahil edilmedi.

TOKİ kuralarında öncelik verilmesi yönündeki talepler karşılık bulmadı.

Mahkeme süreçleri sonuçlanmadı, hukuki düzenleme yapılmadı.

Anlayacağınız…

Riskli yapı malikleri de müteahhitler karşısında yalnız kaldılar.