AKP iktidarının eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu kullanarak, CHP'de, hukuka aykırı biçimde bir darbe gerçekleştirmesinden sonra, CHP kadrolarının yeni bir parti kurması konusu gündeme geldi.
Yeni bir partinin kurulması gerektiğini savunanlar, Kılıçdaroğlu'nun olağanüstü kurultayı toplamamasını, partinin il ve ilçe yönetimlerini görevden almasını ve CHP Genel Başkanı Özel'in çevresindeki bazı kişileri disipline sevk etmesini gerekçe olarak gösteriyorlar.
Ancak 2023 cumhurbaşkanı ve millletvekili seçimlerindeki yenilgiden sonra da Kılıçdaroğlu genel başkanlıktan ayrılmamış, seçimden hemen sonra olağan kurultay sürecini başlatmış, genel başkanlıktan kaynaklanan tüm yetkilerini kullanarak mahalle, ilçe ve il kongrelerine müdahale ederek, kurultay delegelerinin kendisini seçecek bir yapıda oluşması için büyük bir mücadele vermiş, ancak buna rağmen 38. olağan kurultayı kaybetmiştir, bu kurultayda Özel seçilmiştir.
Özel'in, ekibinin ve Kılıçdaroğlu'na karşı mücadele veren tüm tarafların CHP'yi terk etmemeleri ve olağan kurultayda da CHP içinde mücadele vermeleri durumunda, 2023 yılında olduğu gibi, 2026 yılının sonunda veya 2027 yılının başında gerçekleşecek olağan kurultayda da aynı sonucun ortaya çıkması yüksek olasılıktır.
Kılıçdaroğlu'na karşı kamuoyunda var olan tepki bugün, 2023 yılında var olan tepkinin en az beş katı daha fazla olduğuna göre, Kılıçdaroğlu'nun veya göstereceği adayın kurultayı kaybetmesi çok yüksek bir olasılıktır.
Bu kadar yoğun bir kamuoyu baskısına CHP üyelerinin, mahalle, ilçe ve il örgütlerinin ve tabanının direnmesi olanaklı değildir. Ayrıca CHP örgütünün ve tabanının büyük çoğunluğu bugün zaten Özel'in yanındadır.
Kılıçdaroğlu'nun, Özel'i ve CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nu destekleyenleri görevden almasının bir anlamı yoktur. Bu kişiler partiyi terk etmezlerse, olağan kurultay sürecinde büyük olasılıkla yeniden seçileceklerdir. Ancak bunun önkoşulu CHP'yi terk etmemektir; bu mücadeleyi, mahalle kongrelerinden, yani ilçe delegeleri seçimlerinden başlamak üzere, ilçe ve il kongreleri de dahil olmak üzere, kurultaya kadar yoğun bir biçimde vermektir.
Yanlış varsayımlar üzerinden yeni bir parti kurmak ve toptan veya kitlesel olarak aceleyle yeni bir partiye geçmek, CHP'yi AKP işbirlikçisi istilacıların eline teslim etmekten başka bir şey değildir.
Yeni bir partinin kurulması, bir baskın genel seçimin gerçekleşmesi veya olağan kurultayın kaybedilmesi olasılığına karşı bir taraftan sağlanmalıdır, yeni bir parti hazırda bulundurulmalıdır, ancak yeni bir partiye CHP'den geçmek ve yeni partinin aktif hale getirilmesi için, olağan kurultayın sonuçları beklenmelidir.

14